Kübalı Balıkçılar Zorluklara Rağmen Hayatta Kalma Mücadelesi Veriyor
Küba’da balıkçılar, ekonomik zorluklara rağmen ilkel sallar ile denize açılarak geçimlerini sağlıyor.
Ekonomik sıkıntılar ve tekne edinmenin zorluğu nedeniyle Küba’daki balıkçılar, strafordan imal ettikleri ilkel sallar ile denize açılarak hem geçimlerini sağlıyor hem de hayatta kalma mücadelesi veriyorlar. ABD yaptırımlarının etkisi altında olan Küba’da, balıkçılar sınırlı kaynaklara rağmen yaratıcı çözümler bulmaya devam ediyor. Başkent Havana’da her sabah birçok balıkçı, kendi imkanlarıyla hazırladıkları strafor sallar ile denize açılıyor.
Tekne sahibi olmanın yüksek maliyetleri ve bürokratik engeller nedeniyle neredeyse imkansız hale geldiği bu ülkede, balıkçılar basit ama etkili yöntemlerle çözüm buluyor. Strafor bloklar, alüminyum çubuklar ve ahşap çerçeveler bir araya getirilerek küçük sallar oluşturuluyor.
Halk arasında “mantar” veya İspanyolca “korço” olarak adlandırılan bu sallar, hafif yapıları sayesinde kolayca taşınabiliyor. Altlarına yerleştirilen tekerlekler yardımıyla balıkçılar, sallarını karada sürükleyerek denize ulaştırabiliyor. Ancak bu ilkel araçlar, batmaya karşı dayanıklı olsalar da sert hava koşullarında parçalanma riski taşıyor. Bu nedenle balıkçılar genellikle kıyıdan fazla uzaklaşmadan, 3-4 deniz mili mesafede avlanıyorlar.
Küba’da ortalama aylık gelirin yaklaşık 25 dolar olduğu göz önüne alındığında, maliyeti 30 bin dolara ulaşan bir tekneye sahip olmak neredeyse hayal olarak değerlendiriliyor. Balıkçılar, tuttukları küçük balıkları genellikle evlerinde tüketirken, daha büyük olanları yerel pazarlarda satarak günlük ortalama 7-8 dolar gelir elde ediyorlar. Bu kazanç, pek çok aile için temel geçim kaynağı anlamına geliyor. Balıkçılardan Arturo La Calle, “Hayatta kalmak için bunu yapmak zorundayız. Tekne almak çok pahalı, hatta bazen araba almaktan bile zor” diyerek durumu özetliyor.
Salların küçük yapısı ve ekipman eksikliği nedeniyle yalnızca belirli tür balıkların avlanabilmesi, balıkçılığın büyük ölçüde yerel tüketimle sınırlı kalmasına yol açıyor. Öte yandan, ıstakoz gibi yüksek değerli ürünlerin devlet kontrolündeki büyük teknelerle avlanıp ihraç edilmesi, ülkenin su ürünleri potansiyelinin tam anlamıyla değerlendirilemediği yönündeki eleştirileri artırıyor.
Küba kıyıları yalnızca balıkçılıkla değil, edebiyatla da anılıyor. Ünlü yazar Ernest Hemingway, uzun yıllar yaşadığı adada kaleme aldığı eserlerinde bu coğrafyadan ilham aldı. Özellikle “Yaşlı Adam ve Deniz” romanı, Havana yakınlarındaki balıkçı köylerinden esinlenerek yazıldı. Romanın başkahramanı Santiago’nun azmi, bugün hâlâ Kübalı balıkçıların yaşam mücadelesini simgeliyor.
Tüm bu zorluklara rağmen Kübalı balıkçılar, denizle olan bağlarını koparmadan yaşamlarını sürdürmeye devam ediyor. Strafor sallar, yalnızca bir ulaşım aracı değil; aynı zamanda dayanıklılığın ve üretkenliğin sembolü haline gelmiş durumda.




