Tekstil sanayicisi üretime başlamadan 10 puan geride
Tekstil sanayicisi, yüksek faiz, işçilik maliyetleri ve kur baskısı nedeniyle rakiplerine göre üretime başlamadan 10 puanlık dezavantajla karşılaşıyor.
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Müşterek Başkanı Toygar Narbay, yüksek faiz oranları, yükselen işçilik giderleri ve döviz kurundaki baskının Türk hazır giyim sektörünü küresel rekabette zorladığını belirtti. Narbay, sektörün rakip ülkelere kıyasla üretime başlamadan yaklaşık 10 puanlık maliyet dezavantajıyla karşı karşıya kaldığını söyledi.
TGSD tarafından hazırlanan raporu paylaşan Narbay, Türkiye’deki tekstil üreticilerinin mevcut sermayelerini koruyabilmesi için yüzde 13,6 FAVÖK oranına ulaşması gerektiğini ifade etti. Rakip ülkelerde bu oranın yüzde 3,6 düzeyinde kaldığını aktaran Narbay, sektörde bu seviyede FAVÖK üretebilen işletme bulunmadığını belirterek şirketlerin ya sermaye kaybettiğini ya da borçluluğunu artırdığını kaydetti.
İstihdamda 364 bin kişilik kayıp
Raporda, son dört yılda ücretlerin 11 kat, tüketici fiyatlarının ise 9 kat arttığı; buna karşın döviz kurundaki yükselişin 6,5 katla sınırlı kaldığı belirtildi. Maliyetlerle kur arasındaki farkın üretim ve istihdam üzerinde ciddi baskı oluşturduğu vurgulandı.
TGSD yönetimi, 2022’den bu yana sektörde 364 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını açıkladı. Bina ve makine parkı da dahil olmak üzere yaklaşık 10 milyar dolarlık yatırım stokunun tamamen erime riski taşıdığı ifade edildi.
Sektör için bölgesel üretim modeli önerisi
Toygar Narbay ve TGSD Müşterek Başkanı Dr. Ümit Özüren, mevcut yapının sürdürülebilir olmadığını belirterek bütünleşik bir sanayi politikası uygulanması çağrısında bulundu. Derneğin acil yol haritasında, net ihracata yüzde 10 döviz dönüşüm desteği verilmesi ve üretimin bölgesel özelliklere göre kademelendirilmesi önerildi.
Önerilen modele göre lüks üretimin Batı illerinde, orta segment üretimin Doğu Anadolu’da, ekonomik ürünlerin ise sınır bölgelerinde yoğunlaştırılması planlanıyor. Sektör temsilcileri, 13-14 Ekim tarihlerinde düzenlenecek İstanbul Hazır Giyim Konferansı’nda “Made in Türkiye” algısının teknoloji ve tasarım odaklı bir yaklaşımla güçlendirilmesini ele alacak.




