Elektrik Fiyatlarındaki Yüzde 25 Artışın Nedeni Dağıtım Güvenliği
EPDK Başkanı Yılmaz, elektrik fiyatlarındaki %25’lik artışın dağıtım güvenliği için gerekli olduğunu açıkladı.
MEHMET KAYA/ANTALYA
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, elektrik sektöründeki güvenliği sağlamak amacıyla düzenlemelerin devam ettiğini ve yatırımların yakından takip edildiğini ifade etti. Yılmaz, EPDK ve Rekabet Kurumu tarafından Antalya’da gerçekleştirilen Enerji Piyasalarında Regülasyon ve Rekabet Zirvesi sırasında bir grup gazeteciyle bir araya geldi. Türkiye’nin enerji güvenliği ve yatırımlarının önemine dikkat çeken Yılmaz, bu doğrultuda projelerin gerçekleştirilmesini titizlikle izlediklerini belirterek, toplamda 33 bin MW kurulu güç için verilen elektrik üretim projelerinden bazı ön lisansların iptal edildiğini açıkladı. Yılmaz, diğer alanlarda da lisans iptallerinin yaşandığını vurguladı ve “Depolamalı RES-GES’lerde ön lisans verdiğimiz 19 adet ve 736 MW iptal ettik, termik kaynaklı 45 adet proje ile birlikte toplam 2460 MW’lık lisans iptali gerçekleştirdik. Elektrikli araçlar için verilen şarj ağı işletmeci lisansı olarak da 29 lisans (toplam 223 lisans) iptal edildi. Sonuç olarak, bizimle birlikte koşanları destekleriz, geride kalanlar ise yarış dışı kalır” dedi.
Depolamalı enerji yatırımlarında 2 bin 100 MW kurulu güç için yatırım sürecinin başladığını, bunun 208 MW’lık kısmının işletmeye alındığını belirten Yılmaz, tüm yatırımcılara önemli bir mesaj verdi. Yılmaz, “Ağırdan alan ve yatırımı geciktiren projeleri iptal ediyoruz. Bu durum, sadece depolamalı projeler için değil, kurumumuzdan izin alan herkes için geçerlidir. Tüm sektörler için geçerli olan bu durum, ağırdan alan projelerin iptal edileceği anlamına geliyor” diye konuştu. Türkiye’nin karbon piyasaları ve çevresel girişimler konusuna da değinen Yılmaz, Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere, çeşitli ülkelerin karbon piyasalarından elde ettiği gelirin 80 milyar dolar civarında olduğunu, karbon kredileri ve ikinci el piyasa işlemleriyle bu hacmin 800 milyar dolara kadar çıktığını belirtti. Gelecek 10 yılda bu alanda 10 katlık bir büyüme tahmin edildiğini hatırlatan Yılmaz, bu büyüklüğün 8 trilyon doları aşabileceğini ifade etti.
Elektrik ve doğalgaza yapılan yüzde 25 zam ile yıl içinde başka artışların olabileceğine dair soruya yanıt veren Yılmaz, “Biz maliyetleri birebir yansıtan bir yaklaşım içinde olmadık ve olmayacağız. Tüm düzenlemeleri vatandaşlarımızın alım gücünü, ülkemizin enflasyon hedeflerini ve makro ekonomik dengeleri göz önünde bulundurarak planlıyoruz” dedi. Yüzde 25’lik artışın yüksek bulunduğu hatırlatıldığında ise, “Elektrik fiyatlarının sadece üretim boyutu yok; dağıtım ve şebeke tarafı da var. Dağıtım alanı; trafo yatırımlarından hatlara, kablolardan bakım-onarım faaliyetlerine kadar geniş bir operasyonu kapsıyor. Bu alan, sürekli yatırım ve işletme maliyeti gerektiren bir yapı. Üretimde olduğu gibi burada da doğrudan bir sübvansiyon mekanizması yok. Yapılan düzenleme, büyük ölçüde bu maliyetlerin karşılanmasına yöneliktir. Nisan ayında yapılan %25’lik düzenlemenin önemli kısmı, dağıtım şebekesinin sürdürülebilirliği, hizmet kalitesinin korunması ve yatırımların devamı için dağıtım tarifesine yansıtılmıştır” şeklinde konuştu.
Elektrik fiyatlarının ardından doğalgazda da kademeli tarife oluşturulmasının, adil ve hedefli bir destekleme mekanizması geliştirmek amacıyla atılan adımların bir sonucu olduğunu belirten Yılmaz, “Türkiye artık enerji alanında sübvansiyonu genel bir destek olmaktan çıkarıp, hedefli bir sosyal politika aracı haline dönüştürme sürecindedir. Tüm düzenleyici yaklaşımımız da bu dönüşümü destekleyecek şekilde şekillenmektedir” dedi. Yılmaz, Rekabet Kurumu ile birlikte düzenledikleri zirvenin önemine de değinerek, “Enerji, ekonominin, teknolojinin, dış politikanın ve küresel rekabetin merkezinde yer alıyor. Dolayısıyla böyle bir dönemde farklı paydaşların bir araya geldiği, fikir ürettiği ve birlikte çözüm geliştirdiği platformlara olan ihtiyaç her geçen gün artıyor” yorumunu yaptı.
Mustafa Yılmaz, Türkiye’nin Emisyon Ticaret Sistemi hazırlıklarına da değinerek, proaktif bir yaklaşım benimsediklerini vurguladı. “EPİAŞ’ın piyasa işletmecisi olarak konumlanmasıyla birlikte, birincil ve ikincil piyasaların şeffaf, likit ve rekabetçi bir yapı içinde faaliyet göstermesi hedeflenmektedir. EPDK, ETS (Emisyon Ticaret Sistemi) piyasasının sağlam bir zemine oturması için piyasa kurallarının belirlenmesi, piyasa bozucu davranışların önlenmesi ve şeffaflığın sağlanmasına yönelik düzenlemeleri hayata geçirerek yeşil dönüşümü finanse eden etkin, şeffaf ve rekabetçi çevresel piyasaların gelişimine katkı sunmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.




