Epstein’in Putin ile Görüşme Çabaları Belgelerde Ortaya Çıktı
Jeffrey Epstein’in, Vladimir Putin ile görüşmek için yaptığı girişimler yeni belgelerde gün yüzüne çıktı.
ABD’de cinsel istismar ve fuhuş suçlamalarıyla yargılanan Jeffrey Epstein’in, hapisteyken hayatını kaybetmesinin ardından ortaya çıkan belgelerde dikkat çekici bilgiler yer alıyor. Epstein’in, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile defalarca görüşmek için girişimlerde bulunduğu belgelere yansıdı.
ABD Adalet Bakanlığı’nın Epstein hakkındaki soruşturma çerçevesinde yayımladığı 3 milyondan fazla belge, Epstein’in Putin ile bir araya gelme çabalarını detaylandırıyor. Bu belgeler, birçok üst düzey Rus yetkilinin Epstein ile doğrudan iletişim kurduğunu ve Epstein’in yıllar boyunca çeşitli aracı kişiler aracılığıyla Putin ile görüşme ayarlamaya çalıştığını gösteriyor.
Özellikle, 2010’lu yıllarda eski Norveç Başbakanı Thorbjorn Jagland ile yapılan yazışmalar dikkat çekiyor. Epstein’in, Jagland üzerinden Putin ile görüşme ayarlamak için birçok kez iletişim kurduğu ve bu girişimlerin 2018 yılına kadar sürdüğü belgelerde yer alıyor.
Bununla birlikte, Adalet Bakanlığı’nın dosyaları, Epstein’in Rusya Federal Güvenlik Hizmetleri Akademisi’nden üst düzey mezunlar ve Kremlin’e yakın isimlerle de irtibat halinde olduğunu ortaya koyuyor. Bu kişiler arasında Rus milyarder Oleg Deripaska ve eski Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Vitaly Churkin gibi önemli isimler bulunuyor. Ancak, tüm bu girişimlere rağmen Epstein’in Putin ile herhangi bir görüşme gerçekleştirdiğine dair bir kayıt mevcut değil.
Yayımlanan belgelerde Putin’in adı 1000’den fazla kez geçiyor. Ancak bu referansların çoğu, Putin hakkında yapılan haberlerden ve medya özetlerinden oluşuyor.
Epstein, 18 yaş altındaki birçok kız çocuğuna yönelik cinsel istismar suçlamalarıyla yargılanıyordu. 10 Ağustos 2019’da New York’taki hapishanesinde ölü bulunmuştu. Epstein’ın davasında, Prens Andrew, eski ABD Başkanı Donald Trump ve Bill Clinton gibi birçok ünlü ismin de adı geçiyor. FBI, Epstein’ın ölümünün intihar olduğu sonucuna varmış ve ünlü isimlerden oluşan bir ‘müşteri listesi’ olduğuna dair herhangi bir kanıt bulamadığını açıklamıştı.




