Son Ekspres: Kaçırılmayacak Bir Eser

Ömer Faruk Dönmez’in ‘Son Ekspres’ eseri, düşünce derinliği ve modern terminoloji ile okuyucuları etkiliyor.

Ömer Faruk Dönmez‘in Kurtdüşüren üçlemesinin son kitabı Son Ekspres, okuyuculara “Yeni Nesil Şeytanlar Tarafından Temel Başvuru Kaynağı Kabul Edilen Ordinaryus Profesör Doktor İblis Kurtdüşüren’in Not Defteri” başlığıyla sunuluyor. Kitap, başlığı aracılığıyla okuyuculara ilk izlenimi verirken, içerdiği maddelerle de derin düşünme fırsatı sunuyor.

Dönmez, Kurtdüşüren serisini ve Ab-ı Hayat üçlemesini özetleyen bir anlatım tarzı benimsemiş. Bu bağlamda Son Ekspres, hem Son Konuşma ve Son Röportaj eserlerinin hem de Ab-ı Hayat serisinin izlerini taşıyor. Okumanın sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için bu bilginin önemi büyük. Zira, maddelerin her biri dikkatlice ele alınmadığında, diğer eserlerle sistematik bir okuma yapılmadığında, tam anlamıyla anlaşılamayacaktır.

Ekspres, tanım olarak “hızla giden ve yalnızca belirli duraklarda duran taşıt” anlamına geliyor. Kitapta yer alan maddelerle okuyucu, bu duraklarda konuk edilirken çeşitli konular üzerinde sorgulama yapma imkanı buluyor. Modern bir dille yazılmış olan bu eser, okuyuculara “Şeytanın hileleri” gibi kavramları da sunuyor; ontoloji, sosyoloji ve psikoloji gibi alanlara dair terimlerle zenginleştirilmiş.

Kitapta, niyet, kader, korku, arzular, samimiyet, sabır, tevekkül ve hakikat gibi temel konular ele alınıyor. Dönmez, insanın imtihan süreçlerini “iblis”in bakış açısıyla ölçülü bir dille aktarırken, okuyucuya derin bir içgörü sunuyor: “Bir şeytanın en temel görevi, insanı, bir ruhu yokmuş gibi, bir kalbi yokmuş gibi, salt bedensel bir varoluşa hapsetmektir.” (Dönmez, 2025, s.14)

213 maddede toplanan notlar, insanın insan olma sürecini tehdit eden her türlü adım ve girişimi irdelemekte. “Merhametli olmalarına engel olabilirsek, insan olmalarına da engel olduk demektir.” (Dönmez, 2025, s.91) Bu cümleler, okuyucuyu manevi hastalıklar üzerine düşünmeye yönlendiriyor.

Dönmez’in tanıdık şematik anlatım tarzı, bu eserde de kendini göstermekte. Korkuyu açıklarken, Olay > şok > korku: Acı ve üzüntü/sabır ve tevekkül denklemi ile ifade ediyor. (Dönmez, 2025, s.71) Ayrıca, şeytanın korkutabilme yeteneği ve insanın korkabilme kapasitesi iki ayrı perspektiften inceleniyor. Bu anlatım tarzı, okuyucunun konuyu kavramasını kolaylaştırırken, sistemin büyüklüğünü de gözler önüne seriyor.

Önceki eserlerde olduğu gibi, can alıcı örnekler bu kitapta da dikkat çekiyor. Fıkhın gerekliliğini maç kuralları üzerinden anlatması ve iktidarda kalmayı dondurma örneği ile açıklaması, bu örneklerden bazıları.

Dönmez, Kurtdüşüren üçlemesinin her kitabının sonunda okuyuculara bir bilmece bıraktığını vurguluyor. Bu merak unsuru, okuyucuyu dikkatli okumaya teşvik ederken, kurgu ve gerçeklik arasındaki ayrımı da belirsizleştiriyor. Okunan notların hayatın gerçekliği ile örtüşmesi, kitabın etkisini daha da derinleştiriyor.

Yazarın eserleri, modernize edilmiş şeytanın hileleri biçiminde, günümüzde büyük bir anlam taşıyor. Hayatlarımızın hızla akıp gittiği bu dönemde, durup düşünme ihtiyacımız giderek artıyor. Düşünce sarmalında şeytanın oyununa gelmemek ve deneyimlenmişi tekrar yaşamamak açısından, bu üçlemenin başucu eseri olduğunu söylemek mümkündür. Ehline ulaşması dileğiyle.

Dönmez, Ö (2025), Son Ekspres, İstanbul, İz Yayınları

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu