Âlim Sahabi Abdullah b. Ömer’in Örnek Mücadelesi
Abdullah b. Ömer, Hz. Peygamber’e bağlılığı, 2 bin 630 hadis rivayeti ve sünnete dayalı anlayışıyla İslam tarihinin seçkin sahabilerinden biri oldu.
İlk İslam toplumunun önde gelen isimlerinden Abdullah b. Ömer, Hz. Peygamber’e duyduğu güçlü sevgi ve sarsılmaz bağlılıkla tanındı. Henüz buluğ çağına ulaşmadan Müslüman olan Abdullah b. Ömer, Medine’ye hicretin ardından evleninceye kadar Suffe’de kaldı. Ablası Hz. Hafsa’nın Allah Resûlü’nün eşi olması da onun Peygamberimizin aile hayatına ve günlük uygulamalarına yakından tanıklık etmesine imkân sağladı.
Bu şartlar, Abdullah b. Ömer’in Kur’an’ın indirildiği ortamı ve Hz. Peygamber’in söz ve davranışlarını yakından öğrenmesini mümkün kıldı. O, birçok sahabinin görme veya işitme fırsatı bulamadığı hadiseleri sonraki nesillere aktaran önemli isimlerden biri oldu. Rivayet ettiği 2 bin 630 hadisle, en fazla hadis nakleden yedi sahabi arasında ikinci sırada yer aldı.
Abdullah b. Ömer; ölçülü ve dengeli tutumu, sünnet merkezli Kur’an anlayışı ve şüpheli meseleler karşısındaki hassasiyetiyle dikkat çekti. Onun en belirgin özelliklerinden biri de Allah Resûlü’ne uymayı hayatının temel ölçüsü hâline getirmesiydi. Bu yönüyle hem yaşadığı dönemde hem de sonraki asırlarda Müslümanlar için örnek bir şahsiyet oldu.
Hz. Peygamber’in dualarından biri şöyledir: “Allah’ım! Yalnız Senin önünde eğildim, yalnız Sana inandım, yalnız Sana teslim oldum. Kulağım, gözüm, iliklerim, kemiklerim ve sinirlerim yalnız Sana karşı huşû hâlindedir.” (Tirmizî, Deavât, 32)
Trablusgarp Savaşı ise 1911 yılında başladı.




