Avrupa enerji krizi kış öncesi endişeyi büyütüyor

Avrupa enerji krizi derinleşirken bakanlar, kış aylarında artan faturaları sınırlamak için vergi indirimleri ve destek paketlerinden başka seçenek bulamadı.

Avrupa enerji krizi, kış yaklaşırken kıta ülkelerinin gündemindeki en önemli başlıklardan biri olmayı sürdürüyor. Dublin’de düzenlenen gayriresmî toplantıda bir araya gelen enerji bakanları, yükselen elektrik ve yakıt maliyetlerini sınırlamak için vergi indirimleri ile tüketicilere yönelik mali desteklerin öne çıktığını belirtti.

Doğal gaz fiyatlarının yaklaşık dört yılın en yüksek seviyelerine yaklaşması, Avrupa’nın gaz depolarındaki seviyelerin olağan dışı biçimde düşük kalması ve Orta Doğu’daki çatışmalar nedeniyle Hürmüz Boğazı’nın belirsiz süreyle kapalı bulunması, kış aylarına ilişkin kaygıları artırdı. ABD’de dizel ihracatının yasaklanması ihtimali de Avrupa üzerindeki baskıyı büyütebilecek gelişmeler arasında değerlendirildi.

Bakanlar ve Avrupa Birliği yetkilileri, uzun vadede maliyetleri düşürmenin yolunun yenilenebilir enerji kapasitesini artırmaktan, elektrik şebekelerini güçlendirmekten ve elektrik piyasalarında kapsamlı düzenlemeler yapmaktan geçtiğini söyledi. Ancak bu adımların etkisinin kısa sürede görülmeyeceği belirtilirken, elektrikli araçlar ve ısı pompalarının kullanımını teşvik eden destek programları gündeme getirildi.

Dan Jørgensen, Avrupa’da elektrikli araç satışları ile elektrikli ısı pompası kullanımının arttığını belirterek, kısa vadede uygulanabilecek yöntemlerden birinin elektrifikasyonu hızlandırmak olduğunu ifade etti. Bunun tek başına yeterli olmayacağını da vurgulayan Jørgensen, tüketicileri hemen rahatlatmayacak ancak uzun vadede gerekli olan yapısal değişikliklerin de hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

İrlanda Enerji Bakanı Darragh O’Brien ise yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlandırılmasını maliyet artışlarına karşı temel çözüm olarak gösterdi. Dublin’in, Avrupa elektrik şebekelerini güçlendirmeyi amaçlayan yeni bir AB düzenlemesinin uygulanmasını hızlandırmak için çalıştığını belirten O’Brien, devletlerin vergilendirme alanında bazı esnekliklere sahip olduğunu ancak hiçbir hükümetin vatandaşlarını her fiyat artışından koruyamayacağını kaydetti.

O’Brien, Avrupa Birliği’nin fosil yakıt ithalatına aşırı bağımlılığının mevcut sorunun temel nedenlerinden biri olduğunu söyledi. Toplantılarda ayrıca yüksek kâr elde eden enerji şirketlerine beklenmedik kazanç vergisi uygulanması tartışıldı. Üye ülkeler Avrupa Komisyonu’nun bu yönde adım atmasını isterken, Komisyon kararın ulusal hükümetlere ait olduğunu savundu.

Yetkililer, tüketicilere sağlanacak desteklerin hedefli ve geçici olması gerektiği konusunda da uyarıda bulundu. Aksi halde ülkeler arasındaki uygulama farklılıklarının Avrupa Birliği’nin ortak pazarında dengesizliklere yol açabileceği belirtildi.

Dublin Kalesi’ndeki kapalı toplantılarda elektrik vergilerinin düşürülmesi, elektrikli araçlarda biriken enerjinin ulusal şebekelere aktarılması ve doğal gaz stoklarının Moldova’daki yer altı depolarında tutulması gibi öneriler de ele alındı. Moldova Enerji Bakanı Dorin Junghietu, Avrupa’nın maliyetleri azaltmak için hızlı ve somut sonuçlara ihtiyaç duyduğunu söyledi. Junghietu, hanelerin güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklara yatırım yapmasını kolaylaştırmanın en etkili yollardan biri olduğunu, ancak bazı ülkelerde şebekelerde daha kapsamlı değişiklikler gerektiğini ifade etti.

Toplantıda, ABD’nin dizel ihracatını yasaklama ihtimali karşısında Avrupa’nın hazırlık düzeyi de sorgulandı. Yetkililer büyük ölçüde yasağın uygulanmayacağı umudunu dile getirirken, Washington’a bu plandan vazgeçmesi çağrısında bulundu. Jørgensen, ABD’deki mevkidaşı Chris Wright’a yasağın geri çekilmesi gerektiği yönünde açık bir mesaj ilettiğini, Wright’ın da kamuoyu önünde böyle bir adımın işe yaramayacağını kabul etmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.

O’Brien, geçen hafta Washington ve New York’ta yaptığı görüşmelerin ardından planın hayata geçirilmeyeceği yönünde güven kazandığını belirtti. Bir Avrupa enerji yetkilisi ise kısa vadede petrol fiyatları konusunda yapılabileceklerin sınırlı olduğunu, ancak ihracat yasağının gerçekleşmemesini umduğunu söyledi.

ABD’deki petrol sektörü yöneticileri ile Beyaz Saray yetkililerinin, önerilen dizel ihracatı yasağına alternatif aradığı bildirildi. Bu seçenekler arasında Avrupa hükümetlerinden stratejik dizel rezervlerini piyasaya sürmelerinin istenmesi de bulunuyor.

Avrupalı yetkililer, kararın ABD Başkanı Donald Trump’ın elinde olduğunu ve yasağın uygulanması halinde tek tek üye ülkelerin Washington’ın tutumunu değiştirmesinin zor olacağını kabul etti. Romanya Enerji Devlet Sekreteri Cristian Busoi, böyle bir kararın değiştirilmesinin son derece güç olacağını söyledi. Toplantıya katılan bir başka yetkili ise Trump’ın ne yapacağını tahmin etmeyi kristal küreye bakmaya benzetti.

Uluslararası Enerji Ajansı İcra Direktörü Fatih Birol, Avrupa’nın enerji piyasalarındaki gelişmelere en açık bölgelerden biri olduğunu belirtti. Birol, kurumun stratejik petrol rezervlerinin koordineli biçimde piyasaya sürülmesine yardımcı olmaya hazır olduğunu, ancak şu aşamada bunun öncelikli bir seçenek olmadığını söyledi.

O’Brien da rezervlerin mevcut durumda iyi seviyede bulunduğunu ve tükenme riski görülmediğini ifade etti. Buna rağmen en kötü senaryoya hazırlanıp en iyisini ummak gerektiğini vurguladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu