Orient Express, İstanbul’da Lüks Otel Markası Olarak Yeniden Doğuyor

1883’te doğan efsanevi Orient Express, İstanbul’da lüks otel markası olarak geri dönüyor ve yeni deneyimler sunuyor.

1883 yılında Paris-İstanbul hattında hizmet vermeye başlayan efsanevi tren hattı, şimdi yeni bir boyut kazanarak İstanbul’da lüks otel markası olarak geri dönüyor. Turizm sektöründeki gelişmeleri yakından takip eden Turizm FM’in haberine göre, Türkiye artık sadece bir turistik destinasyon olmanın ötesine geçerek, küresel markaların uzun vadeli stratejilerinde merkezi bir konuma ulaşmış durumda.

Fransız konaklama devi Accor, Türkiye’deki otel sayısını 2030 yılına kadar 100’e çıkarmayı hedeflerken, Orient Express markasını İstanbul’a taşıyarak lüks segmentteki çıtayı yükseltiyor. Accor’un Strateji Direktörü ve Orient Express CEO’su Gilda Perez Alvarado, Türkiye’nin kendileri için yalnızca bir pazar değil, aynı zamanda bir destinasyon stratejisi olduğunu vurguladı. Alvarado, her projelerinin kendi başına bir destinasyon olacağını belirterek, İstanbul’un kültürel derinliği ve tarihi mirasının kendileri için özel bir önem taşıdığını ifade etti.

Alvarado, “İnsanların sadece bir gece kalacağı bir otel değil, tüm bir deneyim yaşayacakları alanlar yaratıyoruz. Aynı mahallede benzer konseptte iki otel açmayacağız. Her yatırım, bulunduğu bölgeye ve şehrin genel dokusuna değer katmalı” dedi. Türkiye’de doğru lokasyon ve konsept seçiminin uzun vadeli başarı için kritik olduğunu vurgulayan Alvarado, projelerin her birinin anlamlı bir destinasyon haline getirilmesi gerektiğini ekledi.

Yıl sonundan itibaren Orient Express, Roma-İstanbul seferlerine başlayacak. 2028’de ise Paris-İstanbul seferleri de hayata geçirilecek. 1883’teki ilk lüks tren seferi ile efsaneleşen Orient Express, zamanla bir kültür ikonu haline geldi. Agatha Christie’nin ünlü romanı ‘Doğu Ekspresi’nde cinayet, markayı edebiyat tarihinde ölümsüzleştirdi. Accor, Orient Express markasını 2022 yılında satın aldı ve lüks segmentteki gücünü artırmak için Louis Vuitton ve Dior’un sahibi LVMH ile stratejik bir iş birliği gerçekleştirdi.

Artık sadece tren seferleriyle sınırlı kalmayan Orient Express, oteller, yatlar ve deneyim odaklı seyahatlerle genişlemeyi hedefliyor. Şirketin en dikkat çekici projelerinden biri, dünyanın en büyük yelkenli yatı olan The Corinthian. Bu yat, 54 süit, Michelin yıldızlı şef Yannick Alléno yönetimindeki beş restoran ve wellness alanlarıyla donatıldı ve Haziran 2026’da Akdeniz ve Karayipler rotalarında seferlere başlayacak.

Orient Express’in yolcu profili, hayranlar, ultra yüksek gelir grubundakiler ve bu deneyimi bir kez yaşamak isteyenlerden oluşuyor. İstanbul’daki son durak olarak tarihi Sirkeci Garı öne çıkarken, tarihi Pera Palas Oteli de markanın İstanbul hikayesinde özel bir yere sahip. Orient Express CEO’su, Türkiye’nin lüks ve ultra lüks turistler için büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, “Türkiye’de artık lüks gezginler için inanılmaz bir potansiyel var” dedi. 2030 hedefi ve yeniden raylara dönen Orient Express’in İstanbul’u unutmaması, Türkiye’nin turizmdeki stratejik önemini gözler önüne seriyor. İstanbul, yeniden yazılan bir efsanenin kalbi olarak Accor’un kültürel, tarihi ve modern dokusuna değer katan projelerle misafirlere unutulmaz deneyimler sunma gayretinde olduğunu gösteriyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu