DEM Parti Eş Genel Başkanları Suriye’deki Durumu Değerlendirdi

DEM Parti eş genel başkanları, Suriye’deki gelişmeleri ve bölgedeki durumu ele aldı.

DEM Parti eş genel başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Kuzey ve Doğu Suriye’de yaşanan gelişmelerle ilgili olarak parti genel merkezinde bir basın toplantısı düzenledi. Hatimoğulları, bölgedeki özerk yönetimle yaptıkları görüşmelere dair bilgi vererek, “Rojava topraklarını ziyaret ettik. Geniş bir heyetle birlikte Kuzey ve Doğu Suriye Dış İlişkiler Bürosu’yla görüştük. İlham Ahmet ile de ayrıca bir görüşme gerçekleştirdik,” dedi.

Hatimoğulları, Türkiye kamuoyunun ve uluslararası toplumun Suriye’deki 10 Mart mutabakatına ilişkin yanlış bir algı yönetimiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. “Bir plan var ve bu plan, hem uluslararası hem de bölgesel bir komplo niteliği taşıyor. Bu planın amacı, bir Kürt-Arap çatışmasını derinleştirmektir. Ancak, Suriye tarihinde böyle bir çatışma yaşanmamıştır ve bu oyuna gelmeyeceğiz,” ifadelerini kullandı.

Özellikle Rakka ve Deyrizor’dan SDG güçlerinin çekilmesinin nedenlerine değinen Hatimoğulları, bu çekilmelerin arkasında, bir Kürt-Arap savaşının derinleştirilmek istenmesi ve Suriye’deki savaş yorgunluğunun etkili olduğunu vurguladı. “Kürt kentlerini sonuna kadar savunacağız,” diyen Hatimoğulları, bölgedeki sorumluluklarının bilincinde olduklarını ifade etti.

Hatimoğulları, 10 Mart mutabakatına SDG’nin uyduğuna dair açıklamalarda bulunarak, “SDG, mutabakatın son maddelerinde belirtilen konular için komisyonların oluşturulmasını sürekli teklif etti. Ancak HTŞ, bu süreci uzatarak komisyonların kurulmasını engelledi,” şeklinde konuştu. 4 Ocak’ta Şam’da yapılan görüşmelere de değinen Hatimoğulları, bu görüşmede sağlanan mutabakatın imzalanamadığını belirtti.

DEM Parti eş genel başkanı Tuncer Bakırhan ise, Rojava’daki durumu ele alarak, “Bu bölgede ciddi bir acı dram yaşanıyor. İnsanlar katledilirken, burada alkış çalacak halleri yok. Rojava’daki yaşananlara karşı Türkiye’deki demokratik kamuoyunun tepkilerini doğru bir şekilde anlaması gerekiyor,” dedi.

Bakırhan, ateşkesin sadece Kürtler için değil, herkes için geçerli olması gerektiğini vurgulayarak, “Ateşkes ihlalleri devam ediyor. Bu durum, insani bir krize yol açıyor. Kürtlerin göç ettiği yerler, artık güvenli değil,” ifadelerini kullandı.

Bakırhan, dünya kamuoyunun Kürtlerin yaşadığı dramı görmesi gerektiğini belirterek, “Çocuklar donmasın, sağlık ve gıda krizine dikkat çekiyoruz. Rakka’da IŞİD bayrakları dikilirken dünya sessiz kalmamalıdır. Hedef, Kürtlerin varlığıdır. Buna engel olunmalıdır,” diyerek çağrıda bulundu.

Son olarak, Hatimoğulları ve Bakırhan, Türkiye’nin Suriye’de barışın tesis edilmesi için rol oynaması gerektiğini vurgulayarak, garantör ülkelerin de sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini dile getirdiler.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu