Bakırhan: Kürt Meselesi Hukukun Temeline Taşınıyor
Bakırhan, Kürt meselesinin çatışma ortamından hukukun zeminine taşındığını vurguladı ve Meclis’in bu süreçteki rolünü açıkladı.
Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan, Meclis Genel Kurulu’nda gündeme gelen çerçeve yasaya ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bakırhan, bir asırlık Kürt meselesinin çatışma ortamından hukukun zeminine taşındığını belirterek, bu sürecin tarihi bir geçiş olduğunu vurguladı.
Bakırhan, konuşmasına tüm izleyicilere selam vererek başladı ve barış için mücadele eden ancak aramızda olmayan arkadaşları anarak devam etti. Ülkenin kaderini etkileyen bu önemli gündemin, yeni bir yola çıkışın başlangıcı olduğunu ifade etti. Bu yeni yönelimin adresinin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) olduğunu kaydetti.
Kürt meselesinin Cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana sıkıyönetim zihniyetiyle ele alındığını hatırlatan Bakırhan, bu durumun toplumsal barışa büyük zarar verdiğini dile getirdi. Artık bu acı ve inkâr dolu geçmişi geride bırakma fırsatının doğduğunu belirten Bakırhan, bu kanun teklifinin tarihsel bir düğümün çözülmesi adına atılan önemli bir adım olduğunu vurguladı.
Bakırhan, Meclis’in bu meseleyi çözme sorumluluğuyla karşı karşıya olduğunu ve bu durumun ortak bir tarih ve geleceğe yönelik bir sorumluluk taşıdığını ifade etti. Türkler ve Kürtlerin ortak hikayesinin hatırlatıldığı konuşmasında, geçmişte yaşanan birlikteliklerin önemine değindi.
Konuşmasında, bazı dış güçlerin bu sürecin Ortadoğu dengelerini altüst edeceği yönündeki söylemlerine de değinen Bakırhan, bu süreçte kardeşliği pekiştireceklerini ve ortak geleceği güçlendireceklerini belirtti. Yarım asırlık çatışmalı sürecin ülkeye büyük acılar yaşattığını söyleyen Bakırhan, artık bu çatışma ve şiddet zemininden çıkma fırsatının bulunduğunu vurguladı.
Bakırhan, bu kanun teklifinin, Kürtleri hukuka dahil etmenin ilk adımı olduğunu ifade ederek, bu süreçte Sayın Öcalan’ın rolünün önemine dikkat çekti. Türkiye’nin içindeki ateşi hukukla söndürmesinin, komşulara da nefes aldıracağını belirtti.
Türklerin güvenlik kaygıları ile Kürtlerin eşitlik taleplerinin aynı hukuk düzeni içinde bir araya getirilmesi gerektiğini vurgulayan Bakırhan, Ortadoğu’daki güç dengelerinin değiştiği bir dönemde, Kürt varlığının bu dönüşümde önemli bir denge unsuru haline geldiğini ifade etti.
Barışçıl bir toplum ve demokratik bir rejimin 86 milyonun kazancı olduğunu belirten Bakırhan, Türkiye siyaseti içinde bulunduğu kutuplaşmanın aşılması gerektiğini kaydetti. Farklı kimliklerin bir güvenlik tehdidi olarak görülmediği bir ortamda, ortak çıkarlar temelinde bir birliktelik sağlanması gerektiğini vurguladı.
Sonuç olarak, bu kanun teklifinin, ortak yaşamın siyasi ve hukuki harcının güçlendirilmesinde atılan ilk adım olduğunu belirten Bakırhan, barışa giden yolun taşlarının döşenmesi gerektiğini ifade etti. Bu süreçte herkesin hakkını ve hukukunu sağlamanın önemine dikkat çekti.
Bakırhan, bu kanun teklifine verilecek her evet oyunun, 86 milyonun geleceğine atılacak bir imza olduğunu ifade ederek, barışın kalıcı olması ve ortak yaşamın sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.




