Hürmüz Boğazı’nda Geçişler Yüzde 95 Azaldı, Ticaret Tehlikede

Hürmüz Boğazı’ndaki geçişler yüzde 95 oranında azaldı. Ticaretin durma noktasına gelmesi, küresel etkileri beraberinde getiriyor.

Hürmüz Boğazı’ndan savaş öncesinde günde ortalama 129 gemi geçerken, mart ayı boyunca sadece belirli koşullara uyan birkaç geminin geçişine izin verildi. 28 Şubat’tan bu yana boğazdan geçen 292 ticari geminin yarısından fazlasının boş olması, ticaretin ne denli daraldığını ortaya koyuyor. Yük taşıyan az sayıda gemi ise genellikle ham petrol ve petrol ürünleri ile sınırlı kalıyor. Geçiş izni verilen gemilerin neredeyse tamamının rotası Asya ülkelerine yönelirken, gemilerin güvenli geçiş sağlamak amacıyla tanımlama sistemlerine “İran’a gıda taşıyor” gibi notlar eklediği gözlemleniyor. Bu durum, bölgedeki güvenli koridor arayışının ve belirsizliğin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

Küresel tedarik zincirindeki aksamalar devam ederken, Hindistan ve İran arasındaki enerji ticareti ilginç bir gelişmeye sahne oldu. ABD’nin bölgedeki çatışmalar nedeniyle İran petrolüne tanıdığı 30 günlük istisna, Hindistan’ın Mayıs 2019’dan bu yana ilk kez İran’dan ham petrol almasını sağladı. 600 bin varil petrol taşıyan “Ping Shun” tankerinin 4 Nisan’da Hindistan limanlarına ulaşması bekleniyor. Bu sevkiyat, Hindistan rafinerileri için kritik bir öneme sahip.

Boğazdaki gerilimi artıracak bir diğer adım ise İran Meclisi’nden geldi. Ulusal Güvenlik Komisyonu’ndan geçen yeni yasa tasarısı, Hürmüz Boğazı’ndan geçecek gemilerden “riyal” bazlı geçiş ücreti alınmasını öngörüyor. Tasarı, ABD ve İsrail bayraklı gemilere ve İran’a yaptırım uygulayan ülkelere geçiş yasağı getirilmesini de içeriyor. Eğer bu tasarı yasalaşırsa, uluslararası deniz hukuku açısından yeni tartışmaların doğması ve boğazdaki krizin kalıcı hale gelmesi muhtemel.

Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık, yalnızca petrol fiyatlarını değil, küresel gıda zincirini de olumsuz etkiliyor. Dünyada sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yüzde 20’sinin bu boğazdan geçmesi, Avrupa ve Asya’da gaz fiyatlarının yükselmesine neden oldu. Doğal gazın gübre üretimindeki temel girdi olması, maliyetlerin artmasına yol açarken, küresel gübre ticaretinin üçte birinin bu rotayı kullanması; Pakistan, Tayland ve bazı Afrika ülkelerinde tarımsal üretimin durma noktasına gelmesine sebep oldu. Enerji krizi, kısa sürede küresel bir gıda krizine dönüşme riski taşıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu