Lojistik değerlendirmesi: Coğrafi konum tek başına yetmez

Lojistik değerlendirmesi yapan Cihat Turhan, Türkiye’nin avantajını sürdürülebilir başarıya dönüştürmesi için dijitalleşme ve multimodal taşımacılığa dikkat çekti.

Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan kesintiler, vize süreçlerindeki sorunlar ve hız kazanan dijital dönüşüm, lojistik sektörünün çalışma biçimini yeniden tanımlıyor. Demiral Uluslararası Nakliyat Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Turhan, yaptığı lojistik değerlendirmesi kapsamında Türkiye’nin jeopolitik konumunu kalıcı bir ekonomik avantaja çevirebilmesi için güçlü altyapı, teknoloji yatırımları ve entegre taşımacılık sistemlerine ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin Doğu ile Batı arasında doğal bir geçiş noktası oluşturduğunu belirten Turhan, bu avantajın tek başına yeterli olmadığını söyledi. Sınır kapılarındaki beklemeler, sürücü teminindeki güçlükler ve Schengen vizesi süreçlerinde yaşanan aksaklıkların sektörün kapasitesini sınırladığını aktaran Turhan, lojistik ağlarının bütüncül biçimde güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Turhan’a göre 2030’a yaklaşırken araçların telefonla takip edildiği ve işlemlerin kâğıt üzerinden yürütüldüğü dönem geride kalacak. Bu süreçte gerçek zamanlı veri paylaşımı, e-CMR uygulamaları ve yapay zekâ destekli operasyon yönetimi sektörün temel araçları arasında yer alacak. E-ticaretteki ertesi gün teslimat beklentisinin ise her ürün grubu için aynı ölçüde uygulanabilir olmadığını belirten Turhan, rekabetin yalnızca hızla değil, doğru maliyet ve yüksek operasyon verimliliğiyle şekilleneceğini vurguladı.

Önümüzdeki 10 yılda lojistik yatırımlarının yalnızca geleneksel depo ve filo kapasitesine odaklanmayacağını dile getiren Turhan, yapay zekâ destekli rota planlaması ile Orta Koridor’a bağlanan altyapı projelerinin daha fazla önem kazanacağını söyledi. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı’nın getirdiği yükümlülüklere de değinen Turhan, karbon ayak izinin ölçülmesi ve raporlanmasının şirketler açısından temel bir rekabet unsuru haline geldiğini belirtti.

Karayolu, demiryolu ve denizyolunun birlikte kullanılmasına dayanan multimodal taşımacılığın bu dönüşümde kritik rol oynadığını kaydeden Turhan, söz konusu modelin hem operasyon maliyetlerini azaltabileceğini hem de taşımacılık kaynaklı emisyonların düşürülmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Türkiye’nin lojistikte küresel ölçekte öne çıkabilmesi için coğrafi konumun; altyapı, dijital sistemler ve sürdürülebilir taşımacılık çözümleriyle desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu