İstanbul’un Gece Tarihleri: Byzantion’dan Günümüze

İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, 20. yılı için uluslararası sempozyum düzenliyor. Gece tarihleri üzerine tartışmalar 4-5 Haziran 2027’de Pera Müzesi’nde.

İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, kuruluşunun 20. yılını kutlamak amacıyla “Karanlığı Aydınlatmak! Byzantion’dan İstanbul’a Gece Tarihleri” başlıklı uluslararası bir sempozyum düzenliyor. Etkinlik, 4-5 Haziran 2027 tarihlerinde Pera Müzesi Oditoryumu’nda gerçekleştirilecek. Sempozyuma katılım için başvurular 13 Temmuz’a kadar alınacak.

Suna ve İnan Kıraç Vakfı İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul’un tarihini bu kez “gece” teması etrafında ele almayı hedefliyor. “Karanlığı Aydınlatmak! Byzantion’dan İstanbul’a Gece Tarihleri” başlıklı sempozyum, İstanbul’un iki bin yılı aşkın tarihini gece deneyimi üzerinden yeniden değerlendirmeyi amaçlıyor.

Geceyi yeniden düşünmek

Sempozyum, geceyi sadece karanlık saatlerle sınırlamayıp, İstanbul’un geçmişindeki gecenin zamansal ve mekânsal deneyimlerini farklı kaynaklar ve disiplinler aracılığıyla tartışmaya açmayı hedefliyor. Byzantion’dan Konstantinopolis’e, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyet dönemine kadar uzanan süreçte gecenin toplumsal ve kentsel yaşam üzerindeki etkileri incelenecek.

İstanbul’un gece tarihleri: Katmanlar, pratikler, dönüşümler

Etkinlikte, aydınlatma teknolojileri, gece güvenliği, eğlence kültürü, ibadet ritüelleri, gece ekonomisi ve emek tarihi gibi birçok konu ele alınacak. Sempozyum, gecenin gündelik yaşam üzerindeki etkilerini, kentsel deneyimi nasıl şekillendirdiğini ve toplumsal sınırları nasıl görünür kıldığını irdeleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı amaçlıyor.

Güncel tartışmalarla tarihsel perspektif buluşuyor

Sempozyum, ışık kirliliği, 24 saat açık şehir yaşamı, toplumsal cinsiyet ve güvenlik, gece ekolojisi, yeraltı kültürleri ile azınlık deneyimleri gibi güncel meseleleri tarihsel bir bakış açısıyla ele alan araştırmaları davet ediyor. Geceyi bir “analitik kategori” olarak değerlendiren çalışmaların yanı sıra duyusal tarih, dijital haritalama, sözlü tarih, ses manzaraları ve yaratıcı/performatif yöntemler de katılıma açık.

Bildiri dışı formatlara da açık

Araştırma bildirilerinin İngilizce sunulması beklenirken; atölye çalışmaları, yaratıcı müdahaleler, gece yürüyüşleri, topluluk konuşmaları ve dijital arşiv projeleri gibi alternatif formatlar için Türkçe veya İngilizce başvurular kabul ediliyor. Yerel topluluklarla etkileşim kuran projeler özellikle teşvik edilmektedir. Sempozyuma başvurular için son tarih 13 Temmuz 2026 olup, detaylar İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nün web sitesinde yer almaktadır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu