Afrika’daki Madenler İçin Sağlık Yardımları Sömürü Aracı

ABD ve AB’nin sağlık yardımları, Afrika’nın madenlerine erişim şartına bağlanıyor. Bu durum, yeni bir sömürü modelini ortaya koyuyor.

Uluslararası kuruluşların yaptığı analizler, Afrika’ya yönelik yardım programlarının ticari ve stratejik koşullara bağlı olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle ABD ve Avrupa Birliği, sağlık ve kalkınma desteklerini değerli madenlere erişim ve ekonomik düzenlemeler karşılığında sunuyor. New York Times’ın sızdırdığı belgelere göre, ABD’nin Zambiya’ya AIDS yardımlarını kesme tehdidi, Batı’nın Afrika üzerindeki tarihsel sömürü modelinin hala devam ettiğini gösteriyor.

The New York Times’a dayanan habere göre, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın hazırladığı belgede, Zambiya’ya sağlanan HIV yardımlarının kesilmesinin “müzakere aracı” olarak kullanılacağı ifade ediliyor. ABD yönetimi, Zambiya’nın kritik madenlerine daha fazla erişim sağlamak amacıyla yardımları ciddi şekilde azaltmayı değerlendiriyor. Uluslararası raporlar, Afrika ülkelerinin sağlık yardımlarına olan bağımlılığının yüksek olduğunu ve Zambiya’da 1,3 milyon kişinin doğrudan ABD’nin PEPFAR programına bağlı olduğunu belirtiyor. Benzer bir modelin Avrupa Birliği tarafından Sahel bölgesi ülkelerine de uygulandığı gözlemleniyor.

Yardımlar Değerli Madenler İçin Koşul Haline Geldi

ABD’nin 2003 yılında başlattığı AIDS Acil Yardım Planı – PEPFAR kapsamında Zambiya’ya bugüne kadar 6,7 milyar dolardan fazla destek sağlandı ve 1,2 milyondan fazla kişi ücretsiz HIV ilaçlarına erişim imkanı buldu. Ancak ABD Dışişleri Bakanlığı belgelerine göre, yeni anlaşmada ABD, Zambiya’nın 340 milyon dolarlık ek sağlık harcaması yapması ve maden sektöründe düzenlemeler gerçekleştirmesi şartıyla 5 yıl için 1 milyar dolarlık sağlık desteği sunmayı öneriyor. Ayrıca, ABD şirketlerinin Zambiya’nın bakır ve diğer kritik mineral rezervlerine erişiminin genişletilmesi talep ediliyor. Millennium Challenge Corporation ile yapılan anlaşmanın da madencilik sektöründe ABD’nin tekeline yol açacak şekilde yeniden düzenlenmesi planlanıyor.

İlaç Kesintisi ve Stratejik Hedefler

ABD’nin Afrika politikası 2025 yılında önemli bir değişim yaşadı. Ocak 2025’te ABD hükümeti tüm dış yardımları dondurma kararı aldı. Bu durum, Zambiya’da HIV, tüberküloz ve sıtma programlarını doğrudan etkiledi. 2025 Mayıs ayında ise ilaç tedarikine yönelik 50 milyon dolarlık ek kesinti yapıldı. ABD, bu kesintiyi “ilaç hırsızlığı ve denetim eksikliği” gerekçesiyle savunsa da, Center for Global Development uzmanlarından Conor M. Savoy, bu iddianın doğru olmadığını ve ABD’nin asıl amacının stratejik maden hedefleri için Zambiya hükümetini zorlamak olduğunu belirtiyor.

Sahel Bölgesinde Benzer Stratejiler

ABD’nin Afrika’daki politikaları yalnızca Zambiya ile sınırlı değil. ABD merkezli ekonomi yayın organı Semafor’un analizine göre, ABD Dışişleri Bakanlığı, Mali, Burkina Faso ve Nijer ile yürüttüğü görüşmelerde insani ve sağlık yardımları karşılığında doğal kaynaklar ile madenlere erişim odaklı bir strateji izliyor. ABD Afrika Bürosu yetkilisi Nick Checker, bu yaklaşımın kıtada hakim ekonomik güç olan Çin’in etkisini zayıflatmayı hedeflediğini ifade ediyor. ABD’nin Afrika yardım programlarına son olarak altın, uranyum ve petrol gibi kaynaklara erişim maddeleri de eklenmiş durumda.

AB’nin Sıkı Şartları

Avrupa Birliği de Afrika’da benzer politikalar izliyor. AB’nin “Global Gateway” girişimi çerçevesinde, altyapı ve enerji yatırımları karşılığında Afrika ülkeleriyle stratejik maden anlaşmaları yaptığı biliniyor. Uluslararası ekonomi araştırma kuruluşlarının analizleri, Afrika ülkelerinin borçlanma ve kalkınma süreçlerinin büyük ölçüde Batılı finans kuruluşlarının şartlarına bağlı olduğunu ortaya koyuyor. Bu şartlar, Latin Amerika ya da Uzak Doğu Asya ülkelerine sunulanlardan daha ağır. Afrika merkezli SAPES düşünce kuruluşunun direktörü Ibbo Mandaza, Afrika’nın Batı dünyası gözünde hâlâ bir sömürü kıtası olarak değerlendirildiğini vurguluyor. Mandaza, “ABD ya da Avrupa yardımlarının karşılığı resmi belgelerde teknik ifadelerle yer alsa da Afrika halkları bu karşılığın açıkça sömürü olduğunun farkındalar” diyerek, yardım ve yatırım adı altında yeni bir sömürü modelinin dayatıldığını ifade ediyor. Ayrıca, Rusya ve Çin’in de kıtadaki değerli minerallere ulaşmak için benzer anlaşmalar yaptığı biliniyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu