Türkiye’nin Yerli Hızlı Treni Bugün Raylarda
Türkiye’nin ilk yerli hızlı treni, bugün raylarla buluşarak test sürecine başladı. Yeni bir demir yolu dönemi başlıyor.
Türkiye, demir yolu teknolojisinde dışa bağımlılığı azaltmayı hedefleyen “Milli Elektrikli Hızlı Tren” projesinde önemli bir aşamaya ulaştı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bu yerli ve milli hızlı trenin bugün ilk kez raylarla buluştuğunu duyurdu. Saatte 225 kilometre hıza ulaşabilen trenin test süreci resmen başlamış oldu ve bu gelişme, Türkiye’nin raylı sistemler alanında yeni bir döneme girdiğini gösteriyor.
Bakan Uraloğlu, yerli imkanlarla üretilen ilk Milli Elektrikli Hızlı Tren setinin takvimini açıkladı. Bugün raylara indirilen trenle birlikte, performans kriterlerinin belirleneceği kritik bir test sürecine geçiliyor. Bu aşamada trenin hızı, frenleme yeteneği, sürüş konforu ve yol uyumu gibi önemli parametreler detaylı bir şekilde değerlendirilecek. Uraloğlu, projenin Türkiye’nin yüksek teknoloji üretim kapasitesinin bir göstergesi olduğunu belirterek, milli trenin en kısa sürede yolcu seferlerine hazır hale getirileceğini ifade etti.
Milli tren projesi, tek bir setle sınırlı kalmayacak. Hızlı tren filosundaki yerli üretim oranını artırmayı hedefleyen Bakanlık, 2026-2028 yılları arasında 14 yeni setin daha üretimini planlıyor. Mevcut YHT hatlarında hizmet veren 31 setlik filoya eklenecek olan bu milli trenler, Türkiye’nin demir yolu ağındaki gücünü neredeyse iki katına çıkaracak. Böylece Türkiye, sadece kendi ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayıp, gelecekte bu teknolojiyi ihraç eden bir ülke olma yolunda da önemli bir adım atmış olacak.
Sekiz araçtan oluşan ve alüminyum gövde yapısıyla hafiflik ve hız avantajı sunan milli tren seti, modern tasarımıyla da dikkat çekiyor. 577 yolcu kapasitesine sahip olan tren, Wi-Fi erişimi, tam otomatik iklimlendirme, mutfak bölümü ve otomatlar gibi konfor unsurlarıyla donatıldı. Ayrıca engelli vatandaşların seyahatlerini kolaylaştırmak için iki özel bölme ve platformdan araca erişimi sağlayan asansörler ile “erişilebilir ulaşım” vizyonu en üst seviyeye taşındı. Güvenlik açısından ise otomatik tren durdurma (ATS) ve ileri düzey izleme sistemleri ile yolcu emniyeti maksimum düzeye çıkarıldı.




