Burak Dalgın: Manipülasyon Kasım 2025’te biliniyordu
Burak Dalgın, fon skandalı için tüm partilerin eşit temsil edileceği bir Meclis komisyonu kurulmasını istedi; manipülasyonun aylar önce bilindiğini söyledi.
İYİ Parti Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burak Dalgın, TBMM’nin yeni yasama yılı açılışında Haberler.com’un canlı yayınına katılarak fon skandalı, yargı paketi ve “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Fon skandalının tüm yönleriyle incelenmesi için her partiden eşit sayıda milletvekilinin yer alacağı acil bir Meclis komisyonu kurulması gerektiğini belirten Burak Dalgın, olayın yalnızca birkaç kişinin sorumluluğuyla açıklanamayacağını söyledi. Dalgın, ticari, idari ve siyasi boyutların birlikte araştırılmaması halinde ekonomide güvenin yeniden sağlanamayacağını savundu.
Manipülasyon iddialarının 4 Kasım 2025’te gündeme geldiğini hatırlatan Dalgın, Hazine ve Maliye Bakanı’nın o tarihte bazı hisselerde manipülasyon görüldüğünü açıkladığını ifade etti. Buna rağmen yaklaşık 10 ay boyunca gerekli adımların atılmadığını öne süren Dalgın, MSCI’ın uyarısının ardından harekete geçildiğini ve gecikmenin çok sayıda yatırımcıyı zarara uğrattığını söyledi.
Dalgın, para piyasası fonlarıyla hisse fonlarındaki yatırımcıların durumunun aynı olmadığını belirtti. Para piyasası fonlarının daha düşük riskli varlıklara yönlendirildiğini ve bu nedenle geri ödeme sürecinin daha belirgin olduğunu söyleyen Dalgın, yüksek değerlemelere ulaşan hisse fonlarında ise ciddi kayıplar yaşandığını dile getirdi. Hisse fonlarındaki hesaplamanın piyasa değerleri yerine yatırımcıların ana parası üzerinden yapılması gerektiğini savundu.
Manipülasyonun kanıtlanması halinde portföy yönetim şirketleri ile sahiplerinin mal varlıklarına el konularak yatırımcıların zararlarının karşılanmasını öneren Dalgın, fon krizinin etkilerinin yalnızca doğrudan yatırımcılarla sınırlı kalmadığını söyledi. Borsa, bireysel emeklilik sistemi ve borç ilişkileri üzerinden daha geniş bir kesimin zarar gördüğünü belirten Dalgın, özellikle para piyasası fonları için hızlı karar alınması gerektiğini vurguladı.
“Terörsüz Türkiye” sürecine de değinen Dalgın, PKK’nın silah bıraktığına ilişkin herhangi bir işaret görmediklerini ifade etti. Sürecin ilerleyebilmesi için PKK ve bağlantılı yapıların Türkiye, İran, Irak ve Suriye’de silah bırakması gerektiğini söyleyen Dalgın, böyle bir gelişmenin yaşanmadığını ve örgütün İran kolu PJAK’ın açıklamalarını sürdürdüğünü belirtti.
Dalgın, Abdullah Öcalan’ın diğer müebbet hükümlülerden farklı bir uygulamaya tabi tutulmaması gerektiğini savunarak, sürecin terör örgütü liderinin muhatap alınması üzerinden yürütülmemesi gerektiğini söyledi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Öcalan’ın Meclis’te konuşabileceğine ilişkin açıklaması için de bunun mevcut hukuki statü nedeniyle mümkün olmadığını ifade etti.
Yeni yargı paketine ilişkin değerlendirmesinde ise Dalgın, Türkiye’de temel sorunun mevzuat eksikliğinden çok mevcut hukuk kurallarının uygulanmaması olduğunu söyledi. Tutuklamanın istisna olması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulması gerektiğinin zaten mevcut hukukta düzenlendiğini belirten Dalgın, yeni düzenlemelerden önce mevcut anayasa ve kanunların gereğinin yerine getirilmesini istedi.




