TAV Havalimanları’nda Yatırım Dönemi Tamamlandı

TAV Havalimanları, 2025 yılı itibarıyla yatırım odaklı dönemi kapatırken, geri dönüş aşamasına geçti.

2025 yılı, TAV Havalimanları için yatırım odaklı bir dönemin sona erdiği ve geri dönüş sürecinin belirginleştiği bir yıl olarak kaydedildi. İki yıl önce 2025’i “Altın yıl olacak” şeklinde tanımlayan TAV Havalimanları CEO’su Serkan Kaptan, Antalya, Ankara ve Almatı’daki yatırımların geri dönüşlerinin, geçmiş yıl hedeflerinin tutmasında önemli rol oynadığını belirtti. Kaptan, “Bu projelerin büyük bölümünde artık tam yıl etkisini görmeye başladık” diyerek, şirketin finansal performansında bu yatırımların etkisini vurguladı.

Atatürk Havalimanı’nın kapanmasının ardından, portföy yapısının köklü bir değişim geçirdiğini ifade eden Kaptan, mevcut durumu “Daha dengeli ve daha düşük riskli bir yapı” olarak tanımladı. Yurt dışı operasyonların ve hizmet şirketlerinin büyümede önemli bir itici güç haline geldiğini belirten Kaptan, 2026 yılı için temkinli ama net hedefler belirlediklerini ekledi.

Serkan Kaptan ile 2025 yılını nasıl kapattıkları ve 2026 yılı hedefleri üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. Kaptan, 2025 yılı için “Altın yılımız” ifadesinin arkasında yatan sebebi, 2023 ve öncesinde planlanan büyük yatırım programlarının bu yıl tamamlanacak olması olarak açıkladı. 2021 yılında Antalya Havalimanı’nda 25 yıllık ek işletme süresi aldıklarını, yeni dönemin 1 Ocak 2027’de başlayacağını ve 2051 yılına kadar süreceğini belirtti. Ayrıca, 2022 Aralık ayında Ankara Esenboğa Havalimanı’nın da benzer bir ihale sürecine girdiğini ifade etti. Almatı Havalimanı’ndaki yatırım programının devam ettiğini ve yeni terminalin açıldığını vurguladı.

Kaptan, “Antalya, Ankara ve Almatı’daki projelerin hepsi 2024-2025 aralığında tamamlandı ve gelir yaratmaya başladı. Yatırımların tamamlanmasıyla birlikte 2025’te tam yıl etkisini daha net görmeye başladık. Gelirlerde ve kârlılıkta artışın 2026 içinde de devam edeceğini öngörüyoruz” dedi.

Gelir artışını etkileyen başlıca faktörleri de açıklayan Kaptan, Antalya Havalimanı’nın Fraport ile birlikte işletilmesinin ardından yeni terminalin devreye girmesiyle ticari gelirlerin arttığını belirtti. Yeni yeme-içme alanları, mağazalar ve yolcu akışının yeniden düzenlenmesi gibi unsurların gelir büyümesine katkı sağladığını ifade etti. Ankara’da ise yolcu hizmet bedelinin artması ve devletin yolcu garanti mekanizmasının değişmesiyle gelirlerin belirgin bir şekilde yükseldiğini aktardı.

2025 yılı için daha önce belirlenen 500 milyon Euro FAVÖK hedefinin gerçekleşip gerçekleşmediğini sorduğumuzda, Kaptan, yıl sonu için 520-590 milyon Euro aralığında bir beklenti öngördüklerini ve bu hedefin orta-üst kısmında olmayı umduklarını belirtti. Ancak 2025 net kârında daralma görüldüğünü, bunun temel nedeninin ise yaklaşık 103 milyon Euro’luk gayri nakdi etki olduğunu ifade etti. Bu durumun, ertelenmiş vergi giderleri ve kur dalgalanmaları gibi kalemlerden kaynaklandığını ekledi.

2026 bütçesinin daha temkinli bir şekilde kurgulandığını belirten Kaptan, özellikle döviz kurlarındaki değişkenlikler konusunda daha iyi öngörüler yapmaya çalıştıklarını ifade etti. Gayri nakdi zararlarının 2025’teki kadar yüksek olmasını beklemediklerini vurguladı.

Antalya, Ankara ve İzmir özelinde 2025’teki performanslarına da değinen Kaptan, Türkiye genelinde turizm beklentilerinin altında kaldığını, Antalya’da dış hat büyümesinin yüzde 1 civarında seyrettiğini belirtti. Ancak Ankara’da dış hatlardaki büyümenin yaklaşık yüzde 13 olduğunu ve yeni dönemle birlikte yolcu hizmet bedelindeki artışın bu büyümeyi desteklediğini ifade etti. İzmir’de ise büyümenin yüzde 5 seviyesinde olduğunu, bu oranın genel turizm görünümüne göre iyi olduğunu belirtti.

Atatürk Havalimanı’nın kapanmasının ardından risk profilinin nasıl değiştiğini soran Kaptan, portföylerinin artık tek bir büyük havalimanına bağımlı olmadığını, yurt dışı operasyonların artmasıyla daha dengeli bir yapıya geçtiklerini ifade etti. 2025 yılı için toplam yolcu sayısının 110-120 milyon aralığında olmasının beklendiğini, bunun 75-83 milyonunun dış hat yolcusu olacağını belirtti.

Son dört yılda toplam yatırım tutarının yaklaşık 2,5 milyar Euro seviyesine ulaştığını belirten Kaptan, Ankara’daki yatırımların hava tarafına yönelik olduğunu ve bu yatırımların yolcu terminali kapasitesinden ziyade, pist ve altyapı gibi unsurlara odaklandığını vurguladı.

Organik ve inorganik büyüme dengesinin nasıl korunacağına dair sorulara yanıt veren Kaptan, organik büyümenin mevcut havalimanlarında yolcu artışı ile sağlanacağını, inorganik büyümenin ise yeni havalimanları eklemek anlamına geldiğini ifade etti. Ancak havalimanı imtiyaz ihalelerinin sık çıkmadığını belirtti.

TAV Havalimanları’nın hizmet şirketleri tarafındaki yapısının oldukça geniş olduğunu ve bu yapı ile 30’dan fazla ülkede 100’e yakın havalimanında hizmet verdiklerini belirten Kaptan, bu durumun rekabet avantajı sağladığını ifade etti. Gelirlerin havacılık ve ticari gelirler arasındaki dağılımının ise havacılık gelirlerinin yüzde 55, ticari gelirlerin ise yüzde 45 seviyesinde olduğunu aktardı.

2026 yılı için turizm beklentilerinin daha iyi olmasını umduklarını belirten Kaptan, mevcut jeopolitik şartların aynı kalması durumunda Türkiye’nin turizm talebinin canlı kalacağına inandıklarını ifade etti. Yerli yolcu ve iç hat yolcusunun güçlü olduğunu, tavan fiyat uygulamasının havayollarının iç hatlarda zorlandığını belirtti.

Orta Asya ve özellikle Almatı’nın önemine vurgu yapan Kaptan, Almatı’nın kargo merkezi olma potansiyelinin yüksek olduğunu ifade etti. Ayrıca, Gürcistan’da imtiyaz sürelerinin uzatılması için görüşmelerin olumlu gittiğini ve burada 150 milyon dolarlık bir yatırım planlarının bulunduğunu belirtti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu