Nil Şahlıoğlu: İlk kitabı Acele İşe Kaplumbağa Karışır
Nil Şahlıoğlu, ilk kitabı Acele İşe Kaplumbağa Karışır’ın ortaya çıkışını, yazarlık serüvenini ve çocuk edebiyatına dair planlarını anlattı.
Timaş Çocuk Yayınları tarafından yayımlanan Acele İşe Kaplumbağa Karışır adlı kitabıyla edebiyat dünyasına adım atan Nil Şahlıoğlu, yazarlık serüvenini ve ilk kitabının ortaya çıkış sürecini anlattı.
23 yaşındaki Şahlıoğlu, Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden yeni mezun oldu. Kitaplarla ve edebiyatla ilişkisinin lise yıllarında başladığını belirten yazar, özellikle üniversite sınavı sonrasındaki dönemde yoğun biçimde okumaya yöneldiğini söyledi. Hollanda’da Erasmus programına katıldığı üniversitenin son yılında sosyal medya için içerik üretmeye başlayan Şahlıoğlu, yazma deneyiminin de bu süreçte geliştiğini ifade etti. Kültür-sanat alanında hazırladığı içerikler kapsamında kitapları okuyup özetlediğini ve bunları ilgi çekici metinlere dönüştürdüğünü aktardı.
İlk kitabının fikrini oluştururken en çok zorlandığı konunun doğru hikâyeyi bulmak olduğunu dile getiren Şahlıoğlu, sanat temalı bir çocuk kitabı yazmak istediğini ancak çok sayıda sanatçı ve eser arasından seçim yapmanın kolay olmadığını belirtti. Osman Hamdi Bey’in “Kaplumbağa Terbiyecisi” tablosundan yola çıkan yazar, esere alışılmışın dışında bir açı kazandırmak için “Kaplumbağalar insanları eğitseydi nasıl olurdu?” sorusunu merkeze aldı. Çocukları kaplumbağalar eşliğinde sanatla buluşturma fikrinin kendisini heyecanlandırdığını söyledi.
Kitabın adı üzerinde, metin tamamlandıktan sonra karar veren Şahlıoğlu, birkaç seçenek arasından Acele İşe Kaplumbağa Karışır isminde karar kıldığını anlattı. Bu adın hem kitabın sabır ve yavaşlama temasını yansıttığını hem de tanınan bir atasözüne gönderme yaptığını belirtti. Hikâyenin temelini oluşturduktan sonra olay örgüsünü kurma aşamasının uzun sürdüğünü, ancak bu bölüm tamamlandığında yazma sürecinin hızla ilerlediğini ifade etti.
Yayınevi sürecinde Timaş Çocuk’un deneyimine güvendiğini belirten yazar, editörü Burak Genç’in çalışmanın her aşamasında kendisine yol gösterdiğini söyledi. Çocuk edebiyatında dikkat edilmesi gereken birçok hassas ayrıntı bulunduğunu vurgulayan Şahlıoğlu, bu konularda editoryal destek aldığını aktardı. Kitabın çizeri Merve Ergenoğlu’nun da yayıneviyle birlikte belirlendiğini ve hazırlık sürecinin başından sonuna kadar verimli ve heyecanlı geçtiğini dile getirdi.
Acele İşe Kaplumbağa Karışır; kültürel değerler, sanat, macera, hayvan sevgisi ve hız çağında yavaşlayabilmenin önemi gibi temaları bir araya getiriyor. Yazar, uzun yaşayan ve yavaş hareket eden kaplumbağalar üzerinden çocukların sabır konusunda önemli çıkarımlar yapabileceğini düşünüyor. Kitapta kendisini en çok etkileyen bölümün ise maceranın ardından çocukların evlerine döndüklerinde kendi kaplumbağalarını edinmeleri olduğunu söyledi. Bu sahnenin hem anlamı hem de çizimleriyle kendisine her defasında sıcak ve sevimli geldiğini belirtti.
İlk kitabını yayımlama sürecindeki en büyük güçlüğün, “Bunu başarabilecek miyim?” sorusuyla mücadele etmek olduğunu anlatan Şahlıoğlu, yazarlığın dışarıdan göründüğünden çok daha fazla ayrıntı ve sabır gerektirdiğini ifade etti. Yazma tıkanıklığının da zaman zaman motivasyonunu düşürdüğünü söyleyen yazar, üzerinde saatlerce çalıştığı metinleri birkaç gün sonra beğenmeyip yeniden yazabildiğini aktardı. Ona göre üretim sürecinin önemli bir parçası, yazılan metinden gerektiğinde vazgeçebilmek. Kitap yayımlandıktan sonra özellikle tabloya tersinden yaklaşan fikrin, kitabın adı ve kapağının okurlardan olumlu karşılık gördüğünü belirtti.
Kitabını ilk kez eline aldığında yaşadığı duygunun kendisi için çok özel olduğunu söyleyen Nil Şahlıoğlu, zihninden çıkan cümlelerin somut bir esere dönüşmesinden büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. Metnin çizimlerle birlikte görünür ve canlı hâle gelmesinin bu deneyimi daha da anlamlı kıldığını belirten yazar, çocuk kitapları yazmanın kendisine güçlü bir manevi tatmin sağladığını dile getirdi.
Şahlıoğlu, 2026 ve 2027 yıllarında yayımlanması planlanan iki yeni kitap üzerinde çalışmalarını sürdürdüğünü açıkladı. Henüz kitabı yayımlanmamış yazarlara ise ilk metinlerine fazla bağlanmamalarını önerdi. Yazmaya başlarken ortaya çıkan sayfaların çoğu zaman zihni hazırlayan birer deneme niteliğinde olabileceğini belirten yazar, “Bu kadar yazdım, silmeyeyim” düşüncesinin aşılması gerektiğini söyledi. Ona göre yaratıcılık, zihin ve el yazma sürecine alıştıktan sonra daha güçlü biçimde ortaya çıkıyor.




