Türk Çelik Sektöründe Yeşil Dönüşüm ve Rekabet Avantajı
Türk çelik sektörü, yeşil enerji yatırımlarıyla küresel rekabette avantaj sağlıyor. Karbon vergisi ve teknolojik gelişmelerle dönüşüm süreci hızlanıyor.
İstanbul’da düzenlenen 3. Yeşil Çelik Zirvesi, çelik endüstrisinin küresel dönüşümüne yön veren önemli bir platform olarak dikkat çekti. SteelData organizasyonu ve Tosyalı Holding’in ana sponsorluğunda gerçekleştirilen zirveye, çelik sanayicileri, teknoloji uzmanları ve kamu temsilcileri gibi yaklaşık 250 üst düzey isim katıldı. Bu zirve, Türk çelik sektörünün yeni dünya düzenindeki yönünü belirlemek açısından kritik bir öneme sahip.
Zirvenin açılışında konuşan SteelData Yöneticisi Şahap Ataman, 1 Ocak itibarıyla Avrupa Birliği’ne yapılan her ton çelik ihracatında karbon vergisi uygulamasının başladığını vurguladı. Türkiye’de iş dünyasına yaptığı açıklamada, bu durumun artık sadece bir farkındalık meselesi olmadığını, rekabet gücünü ve maliyet yapısını doğrudan etkileyen bir unsur haline geldiğini ifade etti. Ataman, sektörün bu durumu göz ardı edemeyecek bir noktaya geldiğini belirterek, katılım ve nitelikte her geçen yıl artış yaşandığını dile getirdi.
Ataman, Türkiye’nin, Çin ve Hindistan gibi büyük rakiplerine karşı üretim teknolojisi açısından önemli bir avantaja sahip olduğunu belirtti. Türkiye’nin, hurdaya dayalı ve daha düşük emisyon yayan elektrik ark ocaklı üretim teknolojisi sayesinde rakiplerinden çok daha iyi bir konumda bulunduğunu vurguladı. Ataman, Türk çelik sektörünün mevcut durumunu iyi değerlendirerek, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ile yeniden yazılan kurallar çerçevesinde bu süreci küresel bir fırsata dönüştürebileceğini söyledi.
Zirveden çıkan en önemli sonuçlardan biri, sektörler arası iş birliğinin güçlenmesi oldu. Ataman, çelik sektörünün, henüz tam olarak olgunlaşmamış olan “topyekûn teknoloji değişimi” yerine, daha uygulanabilir olan yenilenebilir enerjiye yöneldiğini belirtti. Özellikle güneş enerjisi üreticileri ile çelik sektörü arasında yeşil enerjiye geçişte önemli bir sinerji oluştuğunu ifade eden Ataman, SKDM yol haritalarını çizen danışmanlık firmalarıyla yapılan iş birliğinin sektördeki raporlama ve strateji geliştirme yeteneklerini artırdığını söyledi.
Yapay zekânın üretim süreçlerine entegre edilmeye başlandığını da dile getiren Ataman, bu teknolojinin elektrik tüketimini azaltmak, atık hızını düşürmek ve verimsiz alanları minimize etmek için aktif olarak kullanıldığını, bu durumun da sektörün sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağladığını belirtti.
Zirvenin sonuç bildirgesinde Ataman, Avrupa Birliği’ndeki rakiplerin milyar dolarlık devlet yardımlarıyla dönüşüm gerçekleştirdiğini hatırlatarak, Türk üreticilerin tamamen kendi imkânlarıyla bu rekabete girdiğini ifade etti. Tüm zorluklara rağmen Türkiye’nin çelik altyapısının, hem Avrupa hem de Uzak Doğu’dan daha iyi durumda olduğunu vurgulayan Ataman, doğru bir stratejiyle bu dönüşümden dünya çelik sanayisinin daha büyük ve güçlü bir oyuncusu olarak çıkabileceklerini söyledi.



