İlişkilerde Sorunları Konuşmamak Zarar Verir
İlişkilerde sorunlar kaçınılmazdır; önemli olan bu sorunları konuşabilmektir.
İlişkilerde sorun yaşamak kaçınılmaz bir durumdur. İki farklı yaşam tarzı, geçmiş ve duygusal dillerin bir araya gelmesi, zaman zaman çatışmalara yol açabilir. Bu durum, ilişkinin sağlıksız olduğu anlamına gelmez; aksine, ilişkinin dinamik olduğunu gösterir. Sorunların varlığı değil, bu sorunların dile getirilememesi, ilişkideki en büyük zorlukları oluşturur.
Konuşulmayan her sorun, zamanla farklı bir forma bürünür. Öncelikle küçük bir rahatsızlık hissedilir, ardından bu durum kırgınlığa dönüşür ve nihayetinde sessizlik hâkim olur. En sonunda, “bir şey eksik ama ne olduğunu bilemiyorum” hissi ortaya çıkar. Dışarıdan bakıldığında ilişki devam ediyormuş gibi görünse de, içeride yavaşça bir mesafe oluşmaya başlar.
Pek çok kişi, ilişkilerinde büyük sorunlar yaşamadığını ifade etse de, bir ağırlık, yorgunluk ve mesafe hissettiklerini de dile getirir. Bunun nedeni genellikle sorunların kendisi değil, bu sorunları içlerinde taşımak zorunda kalmalarıdır. Konuşulmayan duygular yok olmaz; sadece görünmez hale gelir. Ancak görünmez duygular, ilişkide sessizce büyümeye devam eder. Birçok ilişki, “büyütmeyelim” düşüncesiyle sorunları bastırmaya çalışır.
Huzurun bozulmaması, tartışma çıkmaması ve ilişkinin zarar görmemesi adına sessiz kalınır. Fakat bastırılan her duygu, ilişkide zarar vermekten vazgeçmez; sadece zaman kazanır. Sorunları dile getirmek, birçok insan için zorlayıcıdır. Çünkü iletişim, yanlış anlaşılma, anlaşılmama ve reddedilme korkusunu beraberinde getirir. Susmak, kısa vadede daha güvenli bir seçenek gibi görünse de, ilişkiler çoğunlukla konuşulmadığı için yıpranır. Sessizlik her zaman huzur anlamına gelmez; bazen bu, “artık anlatmanın bir anlamı yok” düşüncesinin bir sonucudur. Bu durumda ilişki, bir paylaşım alanı olmaktan çıkarak, bir idare alanına dönüşür. Oysa sağlıklı bir ilişki, sorunsuz bir ilişki değildir.
Sağlıklı bir ilişki, sorunların açıkça ifade edilebildiği bir ilişkidir. Burada mesele, doğru cümleleri kurmak değildir. Bazen kelimeler karmaşık olabilir, bazen duygular net olmayabilir. Ancak yine de iletişim kurulmalıdır. Çünkü ilişkiyi onaran şey, mükemmel bir iletişim değil, temasa olan niyettir. Kendimize sormamız gereken en basit ama en dürüst soru şudur: “Beni yoran şey, bu ilişkideki sorunlar mı, yoksa onları içimde taşımak mı?”
Bazen bir ilişkiyi iyileştiren şey, büyük kararlar değil, küçük ama samimi bir cümleye yer açabilmektir. Ve çoğu zaman en önemli başlangıç, konuşmanın hâlâ mümkün olup olmadığını fark etmektir. İlişkilerinize daha dikkatli bir gözle bakmanızı dilerim, sevgiler…




