Hacı Osman Demirhan: Kur’an hizmetine adanmış bir ömür

Hacı Osman Demirhan, Kur’an hizmetine adadığı ömrü, Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulundaki çalışmaları ve örnek kişiliğiyle hatırlanıyor.

Bazı insanlar eserleriyle, bazıları ise yetiştirdikleri güzel insanlarla iz bırakır. Hacı Osman Demirhan, ilmi ahlakla birleştiren, mütevazı kişiliği ve Kur’an hizmetine adanmış hayatıyla tanınan örnek bir ilim adamıydı. Onu yakından tanıyanlar, samimi sohbetlerini, babacan tavrını ve görevine duyduğu derin bağlılığı daima hatırlıyor.

1955’te Bayburt’un merkeze bağlı Taht köyünde doğan Hacı Osman Demirhan, ilk Kur’an eğitimini köy imamı olan amcasından aldı ve hafızlığını onun yanında tamamladı. 1976’da Gümüşhane İmam Hatip Lisesinden mezun olduktan sonra aynı yıl İzmir Yüksek İslam Enstitüsüne kaydoldu. Öğrenimini sürdürürken imam hatip olarak görev yaptı. 1982’de askerlik hizmetini Ankara 2 No.lu Dikimevi’nde yedek subay olarak tamamladıktan sonra Bolu Müftü Yardımcılığına atandı.

Demirhan, Kur’an-ı Kerim’e daha doğrudan hizmet etme arzusu doğrultusunda 1985 yılının nisan ayında Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulunda göreve başladı. Bu kurumda 17 yıl üyelik yaptıktan sonra yaklaşık 10 yıl Kurul Başkanlığını yürüttü. Toplam 27 yıllık görev süresi boyunca, özellikle bilgisayar ortamında hazırlanan Mushafların ilmî ölçülere uygunluğunun denetlenmesine büyük önem verdi. Titiz çalışmaları, Kur’an-ı Kerim’in doğru metinle basılması ve okuyucuların güvenilir nüshalara ulaşması açısından önemli katkı sağladı.

Hacı Osman Demirhan için bu görev, yalnızca resmî bir denetim sorumluluğu değildi. Kur’an’a hizmeti büyük bir emanet olarak görür, en küçük hataya dahi izin vermemek için dikkatle çalışırdı. Aynı hassasiyeti çalışma arkadaşlarından da bekleyen Demirhan, Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulunun yurt içinde basılacak Mushaf, mealli Mushaf ve Kur’an ayetlerini içeren eserleri ilmî esaslar bakımından inceleyen köklü bir birim olduğunu vurgulardı.

İlim yolculuğunun zorlu şartlarda başladığını hiçbir zaman bir yakınma konusu yapmayan Demirhan, çocukluk dönemindeki hafızlık tecrübesini sabır ve disiplin kazandıran bir süreç olarak değerlendirirdi. Bununla birlikte, sonraki yıllarda hafızlık eğitiminde yaşanan yöntem değişikliklerini ve çocukların daha sağlıklı şartlarda yetişmesini memnuniyetle destekledi. İlmin yaşla sınırlanamayacağını savunarak çevresindekileri eğitimlerini sürdürmeye teşvik etti.

Hacı Osman Demirhan, görev hayatında olduğu kadar insan ilişkilerinde de örnek bir duruş sergiledi. Din görevliliğini yalnızca bir meslek değil, ahlak ve yaşayışla temsil edilmesi gereken bir sorumluluk olarak gördü. Emekli olduktan sonra da ilim ve irşat faaliyetlerinden uzaklaşmadı; ailesiyle birlikte “Oda” adını verdikleri mekânda Kur’an, meal ve tefsir dersleri yaptı, vaaz ve sohbetlerini sürdürdü. Onun geride bıraktığı en değerli miras, Kur’an hizmetine adanmış ömrü, yetişmesine katkıda bulunduğu insanlar ve samimiyetle taşıdığı güzel ahlak oldu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu