İnsanın Öncelikleri Hayatını Belirler

Öncelikler, insanın kim olduğunu ve kim olmaktan vazgeçtiğini belirler. Hayatın anlamı seçimlerimizde gizlidir.

AYDIN UZKAN

İNSANIN ÖNCELİKLERİ HAYATINI BELİRLER

Hayat, görünmeyen bir sıralamanın itirafıdır ve bu sıralamanın belirleyicisi önceliklerdir. Öncelikler, bir tercih olmaktan çok, kişiliğimizi ve kim olduğumuzu tanımlayan bir yöneliş olarak karşımıza çıkar. Her bir seçim, bir yön belirlerken, aynı zamanda başka bir şeyden vazgeçmeyi de içerir.

Öncelik belirlemek, seçim yapmanın yanı sıra vazgeçmeyi de göze almak anlamına gelir. İnsan, tüm isteklerini aynı anda gerçekleştiremez; bazı arzular yolda kalır, bazı hayaller ise beklemeye alınır. Bu süreç zorlayıcı olabilir, ancak hayatın yükünü hafifleten şey bu eleme cesaretidir.

Aile, arkadaşlık, çocuklar, iş, eğlence, mülk, sağlık, huzur ve para gibi unsurlar, öncelik sıralamamızda önemli bir yer tutar ve bizi diğerlerinden ayıran unsurlardır. Cemil Meriç’in dediği gibi, “İnsan neye inanıyorsa, onu öncelediği kadar insandır.” Sezai Karakoç ise, “Bir hayatın değeri, neyi öne aldığıyla ölçülür.” diyerek bu durumu pekiştirir.

Bir birey, her gün neyin veya kimin daha önemli olduğunu belirlemediğinde, kendisiyle ilgili daha büyük bir çelişkinin içine düşer. Bu çelişki, her gün yeni bir sınav olarak karşımıza çıkar. Öncelikler netleştiğinde ise karmaşa azalır ve yön duygusu güçlenir.

Öncelikler, elde taşınan bir bavul gibidir; her şey bu bavula sığmaz. Bir şeyi eklemek için, başka bir şeyi çıkarmak gerekir. İnsan çoğu zaman neyi bıraktığını değil, neyi taşıdığını anlatır. Oysa bavulun ağırlığı, geride bıraktıklarımızın toplamıdır ve omuzlardaki yorgunluk, görünmeyen seçimlerin sonucudur.

Modern dünyada öncelikler hızla değişir; acil olan, önemli olanın önüne geçer ve görünürlük, anlamın yerini alır. İnsan sürekli bir koşuşturma içindeyken, nereye gittiğini unutur. Bu telaş, öncelikleri netleştirmek yerine daha da bulanık hale getirir.

Zaman, önceliklerin en dürüst tanığıdır. Ne söylediğimizden çok, zamanımızı nereye harcadığımızı kaydeder. Takvim, niyetlerden daha acımasız ama daha adildir; çünkü zaman, bahaneleri tanımaz, yalnızca tekrar eden tercihleri tanır.

Mark Twain, “Hayatınızı değiştirmek için önceliklerinizi değiştirmelisiniz.” der. Zira hayat kısa değil; öncelikler dağınıktır.

Öncelikler zamanla bir vicdan muhasebesine dönüşür. Neye zaman ayırdığımız ve neyi sürekli ertelediğimizle yüzleşiriz. Zaman, bahaneleri değil, tekrarları kaydeder ve bu kayıt, insanın kendine söylediği en dürüst hikâyedir.

Hayattaki öncelikler zamanla değişir; yaşanan olaylar, kayıplar ve kazanımlar sıralamayı yeniden şekillendirir. Önemli olan, bu değişimi fark edebilmek ve başkalarının beklentileriyle değil, kendi değerlerimizle uyumlu bir düzen kurabilmektir. Çünkü insan, sonunda neyi öncelediğiyle hatırlanır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu