Kalp damar hastalığı riski kulak memesinden anlaşılmaz
Kalp damar hastalığı riski kulak memesindeki çizgiden değil; tansiyon, kolesterol, diyabet, bel çevresi, sigara ve yaşam alışkanlıklarından anlaşılır.
Sosyal medyada kulak memesindeki çapraz çizginin kalp damar hastalıklarına işaret ettiği yönündeki paylaşımlar, Cem Yılmaz’ın geçirdiği kalp krizi sonrasında yeniden gündeme geldi. Çok sayıda kişi aynada kulak memesini inceleyip fotoğraflarını paylaşırken, uzmanlar kalp damar hastalığı riski değerlendirmesinin bu tür görsel işaretlere dayandırılamayacağını belirtiyor.
Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, hiçbir kardiyoloji kılavuzunda kulak memesindeki kıvrımların risk değerlendirmesine dahil edilmediğini söyledi. Sönmez’e göre daha güvenilir sonuçlar tansiyon ölçümü, bel çevresi takibi ve kan testleriyle elde edilebilir.
Frank işareti yaşla birlikte belirginleşebilir
‘Frank işareti’ olarak adlandırılan çizgi, 1973 yılında Sanders Frank tarafından tanımlandı. Kulak kanalının yanından başlayarak kulak memesinin arka ve alt bölümüne doğru yaklaşık 45 derecelik açıyla uzanan bu çizginin koroner kalp hastalığıyla ilişkili olduğu öne sürüldü.
Ancak kulak memesindeki kıvrımlar, yüzdeki kırışıklıklara benzer biçimde yaş ilerledikçe artabilir. Dolgu dokusundaki azalma ve ileri yaşta uyuma pozisyonu bu görünümde etkili olabilir. Bu nedenle yaşlı bir kişinin kulak memesindeki çizgilerin daha belirgin olması, tek başına koroner kalp hastalığı bulunduğu anlamına gelmez.
Kalp damar hastalığı riskinde gerçek göstergeler
Aile öyküsü, kalp damar hastalığı riskinin değerlendirilmesinde önemli bir unsurdur. Babanın 50, annenin ise 60 yaşından önce kalp hastalığı geçirmiş olması, kişinin risk grubunda bulunabileceğine işaret eder. Bu kişilerde 50 yaş sonrasında ileri değerlendirme yöntemleri gündeme gelebilir.
Yüksek tansiyon, çoğu zaman belirti vermeden yıllarca damar duvarına zarar verebilir. Özellikle 40-50 yaş aralığındaki kişilerin tansiyonlarını düzenli ölçtürmesi ve mümkünse evde ya da iş yerinde takip etmesi öneriliyor.
Kandaki yüksek LDL kolesterol düzeyi de damar duvarında plak oluşumunu kolaylaştırarak damar sertliği, kalp krizi ve inme riskini artırabilir. LDL düzeyi basit bir kan testiyle belirlenebilir; tedavi yaklaşımı ise beslenme düzeni ve gerekli durumlarda ilaç kullanımını kapsar.
Prediyabet ve diyabet de damar sağlığını tehdit eden başlıca faktörler arasında yer alıyor. Kontrolsüz kan şekeri; göz, böbrek ve sinir hasarının yanı sıra kalp krizi riskini artırabilir. Kan şekerinin hedef aralıkta tutulması için tıbbi tedaviye, düzenli beslenme ve egzersizin eşlik etmesi gerekiyor.
Sigara kullanımı kalp damar hastalıklarının önemli nedenlerinden biri. Bırakıldığı andan itibaren risk azalmaya başlasa da belirgin düşüş yaklaşık bir yıl içinde görülüyor. Sigara içmeye devam ederken geçirilen kalp krizlerinde ritim bozuklukları daha ağır sonuçlara yol açabilir.
Bel çevresi ve yaşam alışkanlıkları önem taşıyor
Kalp sağlığı açısından yalnızca toplam kilo değil, yağın vücutta nerede biriktiği de önem taşıyor. Göbek çevresindeki yağlanma riski artırabilir. Erkeklerde 94 santimetrenin altı normal, 94-102 santimetre arası artmış, 102 santimetrenin üzeri ise yüksek risk olarak değerlendiriliyor. Kadınlarda bu sınırlar sırasıyla 80 ve 88 santimetre olarak belirtiliyor.
Bel çevresinin boyun yarısından az olması da pratik bir ölçüt olarak kullanılabilir. Örneğin 180 santimetre boyundaki bir kişinin bel çevresinin 90 santimetrenin altında olması hedeflenebilir.
Hareketsiz yaşamın önüne geçmek için haftada toplam 150 dakika tempolu yürüyüş öneriliyor. Günlük yaklaşık 20 dakikalık hareket bile düzenli hale getirildiğinde fayda sağlayabilir. Horlama, gece nefesin kesilmesi ve gündüz aşırı uyuklama gibi belirtiler bulunan kişilerin uyku apnesi açısından değerlendirilmesi ve gerekirse uyku testi yaptırması gerekiyor.
Uzmanlar, kalp damar hastalığı riski konusunda kulak memesindeki çizgilere odaklanmak yerine tansiyonun, LDL kolesterolün, kan şekerinin, bel çevresinin ve yaşam alışkanlıklarının takip edilmesini öneriyor. Bu ölçümler ve gerekli kan testleri, kalp sağlığı hakkında aynadaki bir görüntüden çok daha anlamlı bilgi sağlayabilir.




