Bosna Kasabı Ratko Mladiç’in Ölümü ve Srebrenitsa Soykırımı

Srebrenitsa Soykırımı’ndan ömür boyu hapis cezası alan Ratko Mladiç, Lahey’deki hapishanede hayatını kaybetti.

1992-1995 yılları arasında Bosna Savaşı sırasında, Birleşmiş Milletler tarafından güvenli bölge ilan edilen Srebrenitsa, 11 Temmuz 1995 tarihinde Ratko Mladiç liderliğindeki Sırp güçleri tarafından ele geçirildi. İşgalin ardından kısa bir süre içinde 8 bin 372 Boşnak erkek sivil, depolar, fabrikalar ve ormanlık alanlarda acımasızca katledildi ve toplu mezarlara gömüldü.

Bu soykırımın ardından, Hollanda’nın Lahey kentinde bulunan eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde (ICTY) görülen davalarda Ratko Mladiç, soykırım da dahil olmak üzere birçok suçtan müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Reuters haberine göre, “Bosna Kasabı” olarak bilinen Sırp komutan Ratko Mladiç, yaşlılıkla bağlantılı nedenlerden dolayı hayatını kaybetti.

Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemeleri Rezidüel Mekanizması (IRMCT), 83 yaşındaki Mladiç’in sağlık sorunları nedeniyle serbest bırakılma talebini reddetmişti. Mahkeme, Mladiç’in sağlık durumunun yaşına bağlı olarak hassas olduğunu ancak istikrarlı bir seyir izlediğini belirtmişti. “Mladic yaşamının sonuna yaklaşmakta, ancak akut terminal bir hastalıktan muzdarip değil” ifadesi kararda yer aldı.

Mladiç’in Lahey’deki Birleşmiş Milletler tutukevinde gerekli tıbbi bakımı alabileceğine hükmedilmiş ve mevcut düzenlemelerin onun özel durumuna göre yüksek kaliteli bakım sağladığı değerlendirilmişti.

Mladic hakkında verilen müebbet hapis cezası, 8 Haziran 2021 tarihinde görülen temyiz duruşmasında da onaylanmıştı. Bosnalı Sırpların savaş dönemindeki siyasi lideri Radovan Karadzic, Srebrenitsa soykırımı dahil birçok suçtan önce 40 yıl hapse mahkum edilmiş, daha sonra temyiz davasında cezası müebbete çevrilmişti. ICTY’de görülen Srebrenitsa davalarında, eski Sırp yetkililer Ljubisa Beara ve Vujadin Popovic de müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.

Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı, 2007 yılında Srebrenitsa ve çevresinde yaşananları “soykırım” olarak tanımıştı. Ancak mahkeme kararları, 31 yıl geçmesine rağmen kurban yakınlarının acısını hafifletmemiştir. Yakınlarının cenazelerine hala ulaşamayan aileler, adaletin tam anlamıyla sağlanmadığını düşünmektedir.

ICTY’de görülen Srebrenitsa davalarında, Drago Nikolic 35, Radislav Krstic 35, Radivoje Miletic 19, Ljubomir Borovcanin 17, Vidoje Blagojevic 15, Vinko Pandurevic 13 ve Milan Gvero ise 5 yıl hapis cezasına mahkum edilmiştir. Bosna Hersek Mahkemesi’nde görülen bir davada, 13 Temmuz 1995’te yaklaşık 1000 Boşnak sivilin öldürülmesinden suçlu bulunan Milorad Trbic’e 30 yıl hapis cezası verilmiştir. Bugüne kadar farklı mahkemelerde görülen Srebrenitsa davalarında toplam 45 Sırp sanık 699 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. Eski Sırbistan Cumhurbaşkanı Slobodan Milosevic de Srebrenitsa’daki soykırımla ilgili yargılanıyordu ancak dava süreci tamamlanmadan cezaevinde hayatını kaybetmiştir.

Srebrenitsa’da, Hollandalı BM askerlerinin üs olarak kullandığı akümülatör fabrikasına sığınan Boşnak erkek sivillerin büyük bir kısmı, fabrikaya giren Sırp birlikleri tarafından katledilmiştir. Olayın ardından geçen yıllarda, Hollandalı BM askerlerinin soykırımdaki rolü tartışma konusu olmuştur. Çok sayıda sivil toplum kuruluşu, Hollanda’yı yaşananların sorumlularından biri olarak suçlamıştır.

Srebrenitsa’nın işgalinin ardından kaydedilen görüntülerde, Hollandalı komutan Thom Karremans’ın 11 Temmuz 1995’te Ratko Mladiç ile görüştüğü anlar yer almaktadır. Görüntülerde, şehre giren Sırp birliklerine ateş açılması nedeniyle Mladiç’in Karremans’ı sorguladığı, daha sonra ise birlikte kadeh kaldırdıkları görülmektedir. Karremans, yaşananlar nedeniyle hiçbir zaman yargılanmazken, Hollanda devleti Srebrenitsa soykırımından “kısmen” sorumlu bulunmuştur. Kurban yakınlarının 2007 yılında açtığı davada, Lahey Bölge Mahkemesi, Srebrenitsa’nın işgali sırasında BM bünyesinde görev yapan Hollandalı askerlerin korumasına sığınan 300 Boşnak sivilin Sırplara teslim edilmesinden dolayı Hollanda’yı sorumlu tutmuştur. 2022 yılında Srebrenitsa’da düzenlenen anma törenine katılan dönemin Hollanda Savunma Bakanı Kajsa Ollongren, soykırımda yakınlarını kaybeden Boşnak ailelerden resmi olarak özür dilemiştir.

Ollongren, Srebrenitsa’nın korkunç anılarla özdeşleştiğini belirterek, “Güvenli alan sunması gereken BM askerlerine olan güvensizlik de hissediliyor. Bu, zamanla unutulmayacak kadar korkunç bir soykırım ve zaman sizin kaybettiklerinizin acısını asla azaltmayacak” ifadelerini kullanmıştır. Uluslararası kurumların sivilleri koruma sözü verdiğini hatırlatan Ollongren, “Hollanda da bunlardan biriydi. Her şeye rağmen Srebrenitsa ezip geçildi. Askerlerimiz görevlerini yerine getirmek ve savunmasız insanlara yardım edebilmek için ellerinden geleni yaptı” iddiasında bulunmuştur.

BM Genel Kurulu, 23 Mayıs 2024’te düzenlenen oturumda, 11 Temmuz’un “Srebrenitsa Soykırımı’nı Anma Günü” ilan edilmesini öngören karar tasarısını kabul etmiştir. Almanya ile Ruanda’nın sunduğu, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 40’tan fazla ülkenin eş sunucu olduğu tasarı, 193 üyeli BM Genel Kurulunda 84 “evet” oyuyla kabul edilmiştir. Oylamada 68 ülke çekimser kalırken, 19 ülke “hayır” oyu kullanmıştır. Kabul edilen kararda Srebrenitsa soykırımının inkarı ile insanlığa karşı suçların, soykırımın ve savaş suçlularının yüceltilmesi kınanmıştır. Ayrıca, soykırım kurbanlarının kimliklerinin belirlenmesine ve cenazelerine ulaşılmasına yönelik çalışmaların sürdürülmesinin önemi vurgulanmış, henüz yargılanmamış sorumlular hakkında kovuşturmalara devam edilmesi çağrısı yapılmıştır. Her yıl 11 Temmuz’da kurbanların anılmasına yönelik etkinliklerin düzenlenmesi ve bilinç ile eğitimi artıracak faaliyetlerin gerçekleştirilmesi de kararda talep edilmiştir. Soykırım suçlularının cezalandırılmasının uluslararası hukuk çerçevesinde hiçbir etnik, dini ya da başka bir grup veya toplumu hedef almadığı vurgulanmış ve uluslararası hukukun üstünlüğünün önemi belirtilmiştir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu