İlişkilerde tartışma: Sessizlik her zaman iyi mi?

İlişkilerde tartışma yaşamamak her zaman huzur anlamına gelmez. Önemli olan, farklılıkların nasıl konuşulduğu ve çatışma sonrasında bağın onarılmasıdır.

Bir ilişkide hiç tartışma yaşanmaması dışarıdan bakıldığında huzur ve uyum göstergesi gibi görünebilir. Oysa iki kişinin ihtiyaçları, beklentileri, alışkanlıkları ve bakış açıları aynı olmak zorunda değildir. Bu farklılıklar, zaman zaman anlaşmazlıkları doğal hale getirir. İlişkilerde tartışma yaşanıp yaşanmamasından çok, tarafların bu süreçte birbirine nasıl davrandığı ve sonrasında iletişimi nasıl onardığı önem taşır.

Çiftler üzerine yapılan araştırmalar da çatışmanın varlığından ziyade, çatışma sırasında kullanılan iletişim biçimine ve yeniden yakınlık kurabilme becerisine odaklanıyor. Kişilik farklılıklarından doğan bazı sorunlar tamamen ortadan kalkmayıp ilerleyen dönemlerde yeniden gündeme gelebiliyor. Bu nedenle sağlıklı ilişkiyi hiç problem yaşamamakla değil, sorunlarla yapıcı biçimde başa çıkabilmekle değerlendirmek daha doğru olabilir.

İlişkilerde tartışma neden normaldir?

Para kullanımı, ev işlerinin paylaşımı, sosyal yaşam ve kişisel alan gibi konularda çiftlerin farklı beklentilere sahip olması olağandır. Yakın ilişkilerde kişinin hassasiyetleri ve kırgınlıkları daha görünür hale geldiği için küçük bir fikir ayrılığı bile güçlü duygular yaratabilir.

Bu nedenle tartışma, tek başına ilişkinin sağlıksız olduğunu göstermez. Ancak iletişimin hakaret, küçümseme, tehdit, korkutma veya kontrol etme davranışlarına dönüşmemesi gerekir. İlişki doyumunun daha düşük olduğu çiftlerde düşmanca iletişimin daha sık görüldüğü, buna karşılık anlayışlı ve olumlu iletişimin daha sağlıklı bir ilişki dinamiğiyle bağlantılı olduğu belirtiliyor.

Sağlıklı bir ilişkide amaç, hiçbir anlaşmazlık yaşamamak değil; sorun ortaya çıktığında birbirine karşı değil, aynı problemin karşısında durabilmektir.

Hiç tartışmamak ne anlama gelebilir?

Her çift farklı iletişim kurar. Bazı kişiler düşüncelerini doğrudan ifade ederken bazıları anlaşmazlıkları sakin konuşmalarla çözmeye çalışır. Bu nedenle yalnızca tartışmaların sıklığına bakarak bir ilişkinin sağlıklı ya da sağlıksız olduğu sonucuna varılamaz.

Ancak sessizliğin arkasında çatışmadan kaçınma varsa tablo değişebilir. Partneri üzme korkusu, ilişkinin bozulacağı endişesi, karşı tarafın öfkesinden çekinme ya da sorunların hiçbir zaman değişmeyeceğine inanma, konuşulmayan kırgınlıkların birikmesine yol açabilir.

Kişinin ihtiyaçlarını dile getirmekten vazgeçmesi, rahatsız olduğu konuları sürekli içine atması veya tartışma çıkmasın diye her konuda geri adım atması, sağlıklı uzlaşmayla aynı şey değildir. Huzur ile sessizlik her zaman birbirini karşılamaz.

Sağlıklı bir tartışmanın özellikleri

Yapıcı bir çatışmada taraflar, birbirini değiştirmeye çalışmadan kendi bakış açısını anlatabilir. Buradaki hedef kimin haklı olduğunu kanıtlamak değil, anlaşmazlığın altında yatan ihtiyaçları anlamaktır. Karşı tarafın bakış açısını dinlemek, ilişki doyumuyla olumlu yönde ilişkilendirilen iletişim biçimleri arasında yer alıyor.

Sorunu kişinin karakterine yöneltmek yerine belirli davranışın yarattığı etkiyi anlatmak, küçümseme ve hakaretten uzak durmak, gerektiğinde konuşmaya ara vermek ve çözüm aramayı sürdürmek bu süreci kolaylaştırabilir. Tartışmanın ardından özür dilemek, konuşmayı daha sakin bir zamanda sürdürmek veya küçük bir yakınlık davranışıyla iletişimi yeniden kurmak da önemlidir.

İlişki araştırmalarında bu tür yaklaşımlar “onarım girişimi” olarak tanımlanır. Gerilimi azaltmayı ve iletişimi olumlu bir yöne çevirmeyi amaçlayan sözlü ya da davranışsal adımlar, çiftlerin çatışma sonrasında yeniden bağ kurmasına yardımcı olabilir.

Belirleyici olan tartışmadan sonra ne yaşandığıdır

Tartışma sıklığı, tek başına mutluluğun veya ilişki kalitesinin ölçüsü değildir. Aynı sayıda anlaşmazlık yaşayan iki çiftin bu süreçten etkilenme biçimi farklı olabilir. Bir çift sorunlarını konuşarak çözmeye çalışırken, diğeri aynı konuları gündeme getirmekten kaçınabilir.

Çiftlerin yaşadığı sorunların bir bölümü, farklılıkların sürmesi nedeniyle tamamen çözülemeyebilir. Bu durumda önemli olan her problemi ortadan kaldırmak değil, anlaşmazlıkların ilişkiye zarar vermesini engelleyecek iletişim yolları geliştirmektir.

“Ne kadar az tartışıyorsak o kadar iyiyiz” düşüncesi kadar, “Çok tartışıyorsak ilişkimiz kötüdür” yargısı da tek başına doğru değildir. İlişkilerde tartışma sırasında birbirini dinleyebilmek, kırgınlıkları ifade edebilmek ve gerilimin ardından yeniden iletişim kurabilmek, ilişkinin sağlıklı iletişim açısından güçlü bir zemine sahip olduğunu gösterebilir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu