Sosyal Medya Algoritmaları Gençleri Bağımlılığa Sürüklüyor
Sosyal medya algoritmaları, gençlerin bağımlılık düzeylerini artırarak psikolojik sorunlara yol açıyor.
Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi ve İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi İlyas Kaya, sosyal medya platformlarındaki algoritmaların, ‘dijital kumar makineleri’ gibi tasarlandığını ifade etti. Dijital teknolojilerdeki gelişmelerle birlikte sosyal medya, etkisini her geçen gün artırırken, özellikle ABD ve Çin merkezli birçok teknoloji şirketi, kullanıcıların platformlarda geçirdiği süreyi uzatmak için çeşitli yöntemler geliştiriyor.
Bu yöntemler arasında en dikkat çekici olanı, kullanıcıların bağımlılık düzeylerini artıran algoritmaların kullanılması. Bu algoritmalar, kullanıcıların davranışlarını analiz ederek, özellikle ergenlik dönemindeki gençlerin bağımlı hale gelmesine neden olabiliyor.
Platformların Suçlandığı Davalar Devam Ediyor
Dünya genelinde sosyal medyanın çocuklar ve gençler üzerindeki olumsuz etkilerine karşı kısıtlayıcı önlemler yasalaşırken, platformların suçlandığı davalar da sürüyor. ABD’nin Los Angeles şehrinde görülen çocuklarda sosyal medya bağımlılığı davası, teknoloji dünyasında önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
İlyas Kaya, sosyal medya bağımlılığının bireylerin günlük yaşamlarında yaşadığı olumsuz etkilerine rağmen, sosyal medya kullanımını kontrol edememekle ilgili olduğunu belirtti. Kaya, sosyal medya platformlarının kullanıcıları sürekli olarak platformda tutmak için algoritmalar kullandığını vurguladı.
Algoritmalar Duygusal Tepki Yaratan İçerikleri Öne Çıkarıyor
Kaya, bu durumun kullanıcıları bir girdap gibi içine çektiğini ifade ederek, duygusal tepkiler uyandıran içeriklerin algoritmalar tarafından ön plana çıkarıldığını belirtti. Bu içerikler arasında neşe, öfke, korku gibi duygular yer alıyor. Sonsuz kaydırma özelliği sayesinde kullanıcılar için bir ‘dur’ noktası oluşmadığını ve bu durumun bağımlılığı artırdığını vurguladı. Algoritmaların, kullanıcıların psikolojik zaaflarını hedef aldığını ve bu sistemlerin ‘dijital kumar makineleri’ olarak tanımlandığını söyledi.
Çocuk ve Ergenlerde Psikolojik Sorunlar Artıyor
Kaya, aşırı sosyal medya kullanımının zararlarına dikkat çekerek, bu sorunların klinik gözlemlerle de desteklendiğini ifade etti. Aşırı sosyal medya kullanımı ile ilişkili olabilecek psikiyatrik sorunlar arasında majör depresyon, anksiyete bozuklukları, uyku bozuklukları ve siber zorbalık gibi sorunlar yer alıyor. Ayrıca, bu durumun ileride diğer bağımlılıklara ve kişilik bozukluklarına zemin hazırlayabileceğini belirtti.
Bilimsel verilerin, çocuk ve ergenlerde psikiyatrik sorunların arttığını gösterdiğini belirten Kaya, bu yaş grubundaki bireylerin henüz kimlik gelişimlerini tamamlamadıklarını ve dışsal etkilerden kolayca etkilendiklerini vurguladı. Sosyal medyada başkaları tarafından beğenilme ihtiyacının, gençlerde yanlış algılara yol açtığını ve bu durumun kırılganlıklarını artırabileceğini ifade etti.
16 yaşından küçükler için sosyal medya yasaklarının gündemde olmasının doğal olduğunu belirten Kaya, dijital bağımlılıkların olumsuz etkilerinin gelecekte daha fazla hissedileceğini kaydetti.
Yasaklar ve Denetimler Kaçınılmaz Olacak
Kaya, kumar ve kimyasal bağımlılıklarda erişimin bağımlılığın başlamasında önemli bir risk faktörü olduğunu ancak dijital ortamların yaşamın bir parçası haline geldiğini belirtti. Online oyun ve sosyal medya kullanımının yarattığı olumsuz sonuçlar arttıkça, yasaklar ve denetimlerin kaçınılmaz hale geleceğini ifade etti. Çocukların sosyal medyayı doğru kullanmayı öğrenmeleri gerektiğini vurguladı.
Doğal Etkinliklerin Önemi
Kaya, bağımlılıkla mücadelede en etkili yöntemlerin başında sosyal medya bildirimlerinin kapatılması ve uygulama süre limitleri koyulması geldiğini belirtti. Ayrıca, gerçek hayatta keyif veren doğal etkinliklerin çoğaltılması gerektiğini ifade etti. Sosyal medya detoksu yapmanın önemine de dikkat çekti.
Çevrimiçi Olmanın Getirdiği Anksiyete
Sonuç olarak, sosyal medya platformlarının çocuklarda yeme bozuklukları, uyku sorunları ve intihar eğilimlerini artırdığına dair iddiaların temelsiz olmadığını belirten Kaya, gençlerin sürekli olarak başkalarıyla kendilerini karşılaştırmalarının ciddi bir sorun olduğunu ifade etti. Bu durumun düşük öz güven ve depresyonla ilişkilendirildiğini vurguladı. Çocuk ve gençlerin, algoritmaların etkilerine karşı daha savunmasız olduğunu belirten Kaya, sınırların ve kısıtlamaların bu ‘dopamin döngüsünden’ korunmalarına yardımcı olabileceğini söyledi.




