Ali Babacan: Hukukun ve Mazlumun Yanında Olmalıyız

Ali Babacan, Türkiye’nin hukukun ve mazlumun yanında durması gerektiğini vurguladı. Ekonomik kriz ve enflasyon yönetimi üzerine değerlendirmelerde bulundu.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Tele2 Haber’de yayınlanan Gündem Özel programında Zeynel Lüle’nin konuğu oldu. Programda, Türkiye’nin uluslararası arenada izlediği politikalar ve iç ekonomik durum üzerine önemli açıklamalarda bulundu.

Babacan, İran’a yönelik saldırılarla ilgili olarak Türkiye’nin hukukun ve mazlumun yanında durması gerektiğini belirtti. Ülkenin taraflı açıklamalardan kaçınması gerektiğini vurgulayan Babacan, “Durmamız gereken taraf hukukun yanı, mazlumun yanı olmak zorunda” ifadesini kullandı. Türkiye’ye fırlatılan füzelerle ilgili olarak, “İnşallah bu dördü engellendi. Engellenemeyen bir başka vaka yaşamayız. Bu durumda Türkiye’deki psikoloji de değişir” dedi.

Türkiye’nin imzaladığı ortak bildiri hakkında da konuşan Babacan, bu açıklamanın tek taraflı olduğunu ve Türkiye’nin bu tür taraflı açıklamaların altında imzasının olmaması gerektiğini ifade etti. “O açıklama talihsiz bir açıklama. Olayı tamamen tek yönlü olarak gören bir yaklaşım var” diyerek, Türkiye’nin daha dengeli bir duruş sergilemesi gerektiğini belirtti.

Ekonomik duruma da değinen Babacan, birçok fabrikanın kapanmasına sebep olan sektörel krizlere dikkat çekti. “Geçen Manisa’daydım. Tek bir firma beyaz eşya sektöründe 9 bin 500 kişiyi işten çıkarttı. Savaş başlamadan önce birçok sektörde bir çöküş başlamıştı. Bu savaşla birlikte çöküşün hızlanma ihtimali var” dedi. Türkiye’nin bu durumu durdurmak için acil yapısal reformlar ve sektörel politikalar geliştirmesi gerektiğini vurguladı.

Enflasyon yönetimi konusunda da eleştirilerde bulunan Babacan, “Petrol fiyatı arttı mı benzinin fiyatını, motorin fiyatını arttır; yapay zekâ koysan daha iyisini yapar” diyerek, enflasyonun yönetilmesinin ayrı bir beceri olduğunu belirtti. Hızlı şoklarda ani hammadde fiyat artışlarının enflasyona etkisinin yumuşak olması gerektiğini ifade etti.

Babacan, Türkiye’nin yönetiminde 30 kişiyle tüm devleti yönetmenin mümkün olduğunu, yeter ki bu ekip dürüst ve işini bilen kişilerden oluşsun dedi. “Güvenilir bir kadro olduktan sonra, iyi bir plan program olduktan sonra güven oluşur” şeklinde konuştu.

Belediyelere yönelik operasyonlarla ilgili olarak, bu durumun bir siyasi operasyon olduğunu ifade eden Babacan, belediyecilikle ilgili etik kuralların belirlenmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. “Belediyecilikle alakalı bir etik kurallar silsilesinin resmen ilan edilmesi lazım” dedi.

Son olarak, Türkiye’nin siyasetinin iki kutuplu olmaması gerektiğini belirten Babacan, yeni bir seçim ittifakı oluşturma hedefinde olduklarını ifade etti. “Türkiye siyah-beyaz gibi iki tercihten birine mahkûm edilmemeli” diyerek, siyasetin renklendirilmesi gerektiğini vurguladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu