Özel Eğitim Öğretmenlerine Ek Ders Ücreti Talebi Gündemde
Türk Eğitim-Sen, özel eğitim öğretmenlerine ek ders ücreti verilmesi için MEB’e başvurdu. Eşitlik ilkesine vurgu yapıldı.
Türk Eğitim-Sen, özel eğitim anaokullarında görev yapan öğretmenlerin haftada bir saat ek ders ücreti alabilmesi için Millî Eğitim Bakanlığı’na resmi bir başvuruda bulundu. Sendika, bu talebin arkasında yatan eşitlik ilkesine dikkat çekti.
2026-2027 yıllarını kapsayan 8. Dönem Toplu Sözleşmesi çerçevesinde, okul öncesi öğretmenlerine haftada bir saat ek ders ücreti ödenmesine karar verilmişti. Bu düzenleme, öğrencilerin yeme, yatma, dinlenme ve eğitim-öğretim gibi hizmetlerin yürütülmesi karşılığında haftada bir saat ek ders ücreti verilmesini öngörüyor ve 2026 yılından itibaren uygulanmaya başlanacak.
Ancak, özel eğitim anaokullarında görev yapan öğretmenlerin, okul öncesi öğretmenleriyle aynı sınıflarda, aynı öğrencilerle ve benzer görevler üstlenerek çalışmasına rağmen bu ek ders ücretinden yararlanamadıkları ifade ediliyor. Sendikaya ulaşan şikayetlerde, aynı sınıfta ders verildiği, aynı öğrencilerin eğitim süreçlerinin yürütüldüğü ve yeme, dinlenme gibi hizmetlerin birlikte sağlandığı belirtiliyor. Ancak, sadece branş farklılığı nedeniyle ek ders ödemelerinde ayrım yapıldığı vurgulanıyor.
Bu durumun, çalışma barışını zedelediği ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu dile getiriliyor. Türk Eğitim-Sen, özel eğitim anaokullarında görev yapan öğretmenlerin de fiilen aynı hizmeti verdiklerini ve dolayısıyla haftada bir saatlik ek ders ücretinden yararlanmaları gerektiğini savunuyor. Sendika, bu talebi Millî Eğitim Bakanlığı’na ileterek, 39. madde kapsamındaki ödemenin özel eğitim öğretmenlerini de kapsayacak şekilde uygulanmasını talep etti.
Açıklamada, eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenler arasında ücret farklılığına neden olacak uygulamaların uzun vadede motivasyon kaybına ve kurumsal huzursuzluğa yol açabileceği vurgulandı. Özel eğitim alanının yoğun emek ve sabır gerektiren bir çalışma alanı olduğu hatırlatılarak, bu öğretmenlerin hak kaybı yaşamaması gerektiği ifade edildi.




