Türkiye’nin Altın Stoku 200 Milyar Dolar Seviyesine Düştü
Mart ayında altın fiyatlarındaki düşüş, Türkiye’nin altın stokunu 200 milyar dolara geriletti.
Mart ayında, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının devam etmesi, küresel altın fiyatlarında önemli bir düşüşe neden oldu. Geçmiş deneyimlerin aksine, güvenli liman olarak görülen altın, mart ayında ons fiyatında yaklaşık %11,5’lik bir gerileme yaşadı. Bu durum, son bir yıl içinde fiyat artışlarıyla birlikte oluşan altın stokundaki yıllık değer artışını da olumsuz etkiledi. QNB ekonomistlerinin yaptığı analizde, şubat ayı itibarıyla 325 milyar dolar olan altın stokundaki değer artışının, mart ayında 97 milyar dolar azalarak 200 milyar dolara düştüğü kaydedildi.
QNB ekonomistleri Erkin Işık, Deniz Çiçek ve Şakir Oktay Gür tarafından hazırlanan raporda, altın fiyatlarındaki dalgalanmaların yatırımcı davranışları ve makroekonomik dengeler üzerindeki etkilerinin dikkatle izlenmesi gerektiği vurgulandı. Mart ayı verileri ile birlikte son gelişmelerin incelendiği analizde, Türkiye’deki toplam altın stokunun 4 bin 300 ton seviyesinde olduğu belirtildi. Şubat ayı verilerine göre bu stok, 4 bin 287 ton olarak hesaplanmıştı. Altın fiyatlarıyla değerlendirildiğinde, 4 bin 300 ton altın stoku 667 milyar dolarlık bir değere karşılık geliyor. Analiz, altın stokundaki yıllık artış hızının 2024 ortalarından bu yana yaklaşık 150 ton seviyesinde sabit kaldığını gösteriyor.
Fiyatlardaki düşüşle birlikte yurt içindeki altın talebinin belirgin bir şekilde arttığına dair haberler gelirken, toplam stoktaki artışın sınırlı kalmasının birkaç nedeni olduğu ifade edildi. Analizde, altın ithalatına yönelik uygulanan kısıtlamaların etkili olduğu, ayrıca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) geçen ay kendi rezervinden bir miktar altın satışı gerçekleştirdiği ve bunun da talebi karşılamada etkili olabileceği değerlendirildi.
Mart ayında TCMB’nin sahip olduğu altın stoku 116,3 ton azalarak 434,1 tona düşerken, Hazine’nin altın stoku da 3,2 tonluk bir kayıpla 23,8 tona geriledi. Ancak TCMB’nin altın rezervindeki düşüşün tamamının satış kaynaklı olmadığı belirtilen analizde, uluslararası yatırım pozisyonu tablosunda 3 aya kadar vadeli diğer borç kalemlerindeki 11,3 milyar dolarlık artışın altın/dolar swap işlemleriyle ilişkili olduğu ifade edildi. Bu durum, TCMB’nin altın stokundaki düşüşün yaklaşık üçte ikisinin swap işlemlerinden kaynaklandığını gösteriyor.
Mart ayına kadar yaşanan altın fiyatlarındaki güçlü artış eğilimi, yurt içi yatırımcıların yüksek miktarda kâr elde etmesine olanak tanımıştı. TCMB’nin çeşitli çalışmalarında, bu kârların iç talep üzerindeki etkilerinin incelendiği ve belirgin bir etki olduğu ortaya konmuştu. Ancak sonrasında yaşanan fiyat düşüşü ile bu etkinin bir kısmının geri verildiği ifade ediliyor. Şubat ayı itibarıyla altın stokundaki değer artış kazancı 325 milyar dolar olarak hesaplanırken, mart ayında 97 milyar dolarlık bir kayıp yaşanmış ve yıllık değer artış hızı 200 milyar dolara gerilemiştir. Yine de bu seviye, son bir yıllık dönemde GSYH’ye oranla %12,1’lik bir kazancı temsil ediyor.
QNB ekonomistleri, analizlerinde hesaplamalarına dair detayları da paylaştı. Türkiye’deki altın yatırımının büyük kısmının yastık altında olduğu biliniyor. Ancak bunun boyutlarıyla ilgili resmi bir veri bulunmamakta. Dış ticaret ve yurt içi üretim verileri kullanılarak tahmini bir rakama ulaşılabiliyor. Ekonomistler, bu tahmini hesaplama için TÜİK’in aylık bazda yayımladığı dolar cinsinden altın ithalat/ihracat verileri ile aylık ortalama altın fiyatlarını kullanarak ton cinsinden altın verilerini hesapladıklarını belirtti. Hesaplanan net altın ithalat miktarına, aylık bazda yayımlanan yurt içi altın üretimi de ekleniyor. Fiyat değişimlerinin etkisi ise, ay sonu stok miktarının bir önceki ay sonu değeriyle ortalaması alınarak belirleniyor ve bu tutar aylık altın fiyat değişimiyle çarpılarak aylık değer değişim etkisi hesaplanıyor. Mart ayı altın ithalat ve ihracat verileri, Ticaret Bakanlığı’nın öncü dış ticaret verilerinden alınmıştır. Yurt içi üretim verisi ise en son şubat için açıklanmış olup, mart değeri son 3 ayın ortalaması olarak varsayılmıştır. Resmi veriler açıklandığında tahminler revize edilecektir.




