Orman Yangınları İş Dünyasının Risk Haritasını Yeniden Şekillendiriyor

İklim değişikliği nedeniyle artan orman yangınları, işletmeler için stratejik bir risk haline geldi. Sigorta brokeri Marsh, dayanıklılık yatırımlarını vurguluyor.

İklim değişikliğinin etkileriyle artan sıcaklıklar ve uzayan kuraklık dönemleri, Avrupa ve Türkiye’de orman yangınlarının yıkıcı etkilerini artırıyor. Dünyanın önde gelen sigorta brokerlerinden Marsh’ın yaptığı analizler, orman yangınlarının artık sadece mevsimsel bir doğal afet olmanın ötesine geçtiğini ve işletmelerin operasyonel dayanıklılığını tehdit eden kritik bir risk unsuru haline geldiğini ortaya koyuyor. Yangınların, fiziksel tesislerin ötesinde tedarik zincirleri ve üretim süreçleri üzerindeki olumsuz etkileri giderek daha belirgin hale geliyor.

Orman yangınları nedeniyle yaşanan finansal kayıplar, yalnızca yanan binalarla sınırlı kalmıyor. Bölgesel tahliye kararları, yoğun duman etkisi ve ulaşım ağlarındaki kısıtlamalar, fiziksel olarak zarar görmemiş tesislerde bile üretimin durmasına neden olabiliyor. Tedarik zincirindeki kopmalar ve tesis kapanmaları, şirketlerin mali tablolarında ciddi hasarlara yol açıyor. Güney Avrupa’da son dönemlerde yaşanan olaylar, sanayi tesislerinin korunaklı alanlarda bulunmasının fiziksel zararı sınırlandırsa da, bölgesel ticari akışın kesintiye uğramasının işletmeleri zor durumda bıraktığını gösteriyor.

Oluşan toplam finansal zararları net bir şekilde ortaya koymak şu an için mümkün olmasa da, mevcut veriler önemli bir koruma açığını işaret ediyor. İspanya’da yaşanan son yangın sezonunda yaklaşık 5 milyar euro düzeyinde ekonomik kayıp meydana gelirken, bunun yalnızca 1 milyar eurodan daha az bir kısmının sigorta teminatları tarafından karşılandığı durumu ciddiyetini gözler önüne seriyor. Bu durum, geleneksel sigorta teminatlarının tek başına yeterli olmadığını ve şirketlerin risk transferi çözümlerini iş sürekliliği ve uyum yatırımlarıyla desteklemelerinin zorunlu hale geldiğini kanıtlıyor.

Marsh Risk Türkiye CEO’su Yeşim Aksüt, orman yangınlarının sabit kıymet riski olarak değerlendirilme döneminin sona erdiğini belirtti. Aksüt, yangınların artık operasyonlar, tedarik zinciri ve altyapı üzerinde uzun vadeli etkiler bırakan stratejik bir iş riski olduğunu vurguladı. Risklere karşı hazırlıklı olan ve iklim analizlerine, iş sürekliliği planlarına yatırım yapan kuruluşların sigorta piyasasında avantaj elde ettiğini ifade eden Aksüt; kamu, özel sektör ve sigorta dünyasının ortak veri paylaşımı ve yenilikçi finansman modelleriyle güç birliği yapması gerektiğinin altını çizdi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu