Sabato De Sarno ve Icicle: Moda dünyasında yeni dönem
Sabato De Sarno, Gucci sonrası yeni adresi Icicle ile moda dünyasına dönüyor. Bu atama, Çin merkezli markanın küresel büyüme planını ortaya koyuyor.
Gucci’den ayrılmasının üzerinden yaklaşık bir buçuk yıl geçen Sabato De Sarno, moda dünyasına yeni bir görevle dönüyor. Tasarımcının yeni adresi, Milano ve Paris merkezli geleneksel lüks markalarından farklı olarak Çin merkezli Icicle oldu.
7 Eylül’de açıklanan atamayla De Sarno, Icicle’ın kadın ve erkek hazır giyim, aksesuar ve gözlük koleksiyonlarının kreatif direktörlüğünü üstlenecek. Tasarımcının marka için hazırlayacağı ilk koleksiyonun Sonbahar/Kış 2027 sezonunda sunulması planlanıyor.
Icicle neden önemli?
1997 yılında Şanghay’da kurulan Icicle, modayı doğayla uyum, doğal malzemeler, zanaat ve uzun ömürlü tasarım anlayışı üzerinden şekillendiren bir marka. Yaratıcı yapılanmasını bugün Şanghay ile Paris arasında sürdüren şirket, Çin’deki üretim ve endüstriyel gücünü Paris’in tasarım yaklaşımıyla bir araya getiriyor.
Bu açıdan Sabato De Sarno’nun göreve gelişi, yalnızca bir kreatif direktör değişikliği olarak görülmüyor. Atama, Icicle’ın mevcut kimliğini koruyarak uluslararası lüks pazarındaki konumunu güçlendirme hedefinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Zamanlama da bu tabloyu destekliyor. Kering, beş ay önce Icicle’ın çatı şirketi ICCF Group’a yatırım yapmıştı. Bu yatırımın ardından gelen De Sarno ataması, markanın Çin’deki güçlü altyapısını küresel ölçekte tanınan bir moda markasına dönüştürme stratejisinin yeni adımı niteliğinde.
Gelişme, moda sektöründeki güç dengelerinin değiştiğini de gösteriyor. Çin merkezli markalar artık yalnızca Batılı lüks şirketlerin büyümek istediği pazarlar olmaktan çıkıyor; kendi yaratıcı kimliklerini dünyaya taşımak için Avrupa’nın tasarım çevreleri ve moda ağıyla daha doğrudan ilişki kuruyor.
De Sarno için yeni bir yaratıcı dönem
Sabato De Sarno açısından Icicle görevi, Gucci sonrasındaki kariyerinde yeni bir sayfa açıyor. Şubat 2025’te Gucci’den ayrılan tasarımcı, markadaki yaklaşık iki yıllık döneminde daha minimal ve net bir estetik geliştirmişti. İlk bakışta beklenmedik görünen Icicle tercihi ise tasarım yaklaşımının temel unsurlarıyla önemli kesişimler taşıyor.
De Sarno’nun Icicle’a yönelmesinde yalnızca ortaya çıkan ürünlerin değil, ürünün oluşum sürecinin de etkili olduğu anlaşılıyor. Hammaddenin kaynağı, zanaat, malzemenin dönüşümü ve nihai ürün arasındaki ilişki, markanın yaklaşık otuz yıldır savunduğu insan ve doğa arasındaki uyum fikriyle örtüşüyor.
Bu nedenle De Sarno’nun tercihi, Gucci’den sonra daha büyük ya da daha küçük bir marka arayışından çok, kendi tasarım anlayışına daha uygun bir yaratıcı alan bulma isteği olarak okunabilir.
Icicle’ın mevcut kimliği korunacak mı?
Icicle’ın Paris stüdyosunda 2013’ten bu yana önemli bir rol üstlenen Bénédicte Laloux, kadın defile koleksiyonlarının tasarım direktörü olarak görevine devam edecek. Laloux, bundan böyle De Sarno’nun yaratıcı yönetimi altında çalışacak.
Bu ayrıntı, Icicle’ın yeni dönemde geçmişten tamamen kopmayacağını gösteriyor. Marka, tanınmış bir Avrupalı tasarımcının ismini bünyesine eklemekle yetinmek yerine mevcut yaratıcı mirasını ve endüstriyel yapısını küresel ölçekte yeni bir anlatıya dönüştürmeyi hedefliyor.




