Sahte Vatandaşlık İddiaları: İBB Davası’nda Yeni Gelişmeler

Sahte vatandaşlık sağlayan şebekeye yönelik operasyon ve İBB Davası’ndaki yeni iddialar gündemde.

İstanbul merkezli bir suç örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyonda, sahte ekspertiz raporlarıyla Türk vatandaşlığı sağladığı iddia edilen bir şebekeye darbe vuruldu. İstanbul’un yanı sıra 16 ilde düzenlenen operasyonda, Babacan İnşaat ve B Group AŞ’nin sahipleri İbrahim Halil Babacan ve Mehmet Babacan’ın liderlik ettiği belirtilen gruba mensup 90 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Bu kapsamda toplamda 72 kişi yakalandı.

Operasyonun bir parçası olarak, 7 şirkete kayyım atanırken, 1.045 gayrimenkul, Bodrum’daki bir otel, 15 araç, 1 yat ve 10 banka hesabına el konuldu. Ayrıca, sahte vatandaşlıkların iptaline yönelik işlemler de başlatıldı.

İBB Davası’ndaki Bağlantılar

Operasyonun merkezinde yer alan iş insanı İbrahim Halil Babacan ile ilgili dikkat çekici bir ayrıntı ortaya çıktı. Babacan, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da yargılandığı 414 sanıklı İBB Davası’nda şüpheli olarak yer alıyor. Yaklaşık 4 bin sayfalık iddianame kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na ifade veren Babacan, İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde, yardımcısı olan tutuklu belediye başkanı Mehmet Murat Çalık’ın kendisinden inşaat ruhsatı karşılığında para talep ettiğini öne sürdü.

Babacan’ın ifadesine göre, Çalık, bölgedeki yoğunluk gerekçesiyle sosyal donatı alanı ve kapalı spor tesisi yapılmasını istemiş, bu süreçte ise kendisine yaklaşık 4 milyon TL tutarında bir çek verdiği iddia edilen Asoy İnşaat’a ödeme yaptığını belirtmiştir.

Çalık’tan Yalanlama

Babacan’ın ifadeleri, İBB Davası kapsamında Çalık’a rüşvet suçlaması olarak yöneltilirken, Çalık, 25 Mart’ta yaptığı savunmada Babacan’ın iddialarını yalanladı. Çalık, savunmasında, “İbrahim Babacan’ın beyanı olmaksızın, yeni bir talep olarak kreş yapılmasının olasılığı üzerinden rüşvet suçunun işlendiği iddia ediliyor. Bu anlatım gerçeği yansıtmıyor. Babacan ile benim aramda böyle bir diyalog yaşanmamıştır” dedi.

Çalık, Babacan’ın soyut beyanlarıyla kendisine rüşvet suçlaması yöneltildiğini belirterek, “Bu rüşvet suçunun maddi ve manevi unsuru dosyada somut biçimde ortaya konulamamıştır. Halil Babacan’ın beyanı soyut niteliktedir; verdiği çeklerin nereye harcandığını bilmediğini açıkça ifade etmektedir. Dosyada şahsımla para arasında doğrudan, kesin ve inandırıcı bir bağlantı kuran hiçbir delil yok” şeklinde konuştu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu