Onur Öğretmen, Müzikle Engel Tanımıyor ve İlham Veriyor

Onur Öğretmen, sağlık sorunlarına rağmen müzikle öğrencilerine ilham vermeye devam ediyor. Müziğin gücüne inanıyor.

İzmir’deki Hayrettin Duran Anadolu Lisesi’nde müzik öğretmenliği yapan Onur Özbay, 45 yaşında ve geçirdiği beyin kanaması sonrası yaşadığı sağlık sıkıntılarına rağmen müzikten kopmamayı başardı. Hem kendi besteleriyle hem de öğrencilerine ilham vererek, müziği hayatının merkezine koyan Özbay, “Onların başardığını görmek beni gururlandırıyor. Benim yapamadıklarımı onların yapması beni heyecanlandırıyor. Engel zihnin içindedir. Bedensel engel, bir hedefe yönelmemize engel değildir” ifadelerini kullandı.

Onur Özbay, 7 yaşında piyano çalmaya başladı ve çocukluk hayali piyanist olmaktı. Ancak 2002 yılında geçirdiği beyin kanaması sonucu sol tarafında inme meydana geldi. Bu durum, müzik kariyerini etkiledi fakat 2005 yılından itibaren öğretmen olarak müzik hayatına devam etti. Yaşadığı zorluklara rağmen müzikten vazgeçmeyen Özbay, beste yapmaya ve öğrencilerine ilham vermeye devam etti. Son olarak, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 12 Mart İstiklal Marşı’na ilişkin düzenlediği eser yarışmasında üçüncülük elde etti.

Özbay, “Piyano benim için çok etkileşimli bir enstrüman. Bu yolda ilerledim ancak ilerleyen süreçte bestecilik yönümü de fark ettim. Birçok beste ürettim, ödüller kazandım. Müzik benim için bir yaşam biçimi haline geldi” dedi.

Onur Özbay, “2002 yılında geçirdiğim beyin kanaması sonrası sol tarafımda inme oluştu. Buna rağmen pes etmeyip hem beste yapmayı hem de öğretmenliği sürdürdüm. 2005 yılından bu yana birçok öğrenci yetiştirdim. Onların gelişimini görmek benim için büyük bir kazanç. Benim idealim piyanist olmaktı ancak bunu gerçekleştiremedim. Öğrencilerimde bu potansiyeli gördüğümde onları yönlendiriyorum. Onların başardığını görmek beni gururlandırıyor. Benim yapamadıklarımı onların yapması beni heyecanlandırıyor. Engel zihnin içindedir. Bedensel engel, bir hedefe yönelmemize engel değildir. Müziğin zekayı ve sosyal iletişimi güçlendirdiğine inanıyorum” dedi.

Okulun 12’nci sınıf öğrencisi Mustafa Kemal Başyılmaz, “10’uncu sınıfa kadar müzikle çok ilgim yoktu. Sadece marş dinlemeyi seviyordum. Onur Hocayla tanıştıktan sonra sesimin kötü olduğunu düşündüğümü söyledim. Ancak öğretmenimiz her sesin geliştirilebileceğini ifade etti. Bunun üzerine müzik derslerine yöneldim ve okul korosuna katıldım. Farklı müzik türlerini tanıdım. Onur öğretmenimizle birlikte marş besteledik. Bize müziği sevdiren ve gelişmemizi sağlayan biri” şeklinde konuştu.

Aynı okulda 12’nci sınıf öğrencisi Ali Enes Çelebi de, “Onur öğretmenimi ortaokuldan beri tanıyorum. Onun sayesinde müziği sevdim. Müziğe ilgim vardı ancak beni sürekli desteklemesi gelişmemi sağladı” dedi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu