Hürmüz Boğazı’ndan Geçişler 292 Ticari Gemide Sınırlı Kaldı
Hürmüz Boğazı’ndan 28 Şubat-31 Mart arasında yalnızca 292 ticari gemi geçti, bunların 147’si boş olarak kaydedildi.
İran’ın ABD ve İsrail’e karşı aldığı önlemler çerçevesinde kapatılan Hürmüz Boğazı’nda, 28 Şubat ile 31 Mart tarihleri arasında yalnızca 292 ticari geminin geçiş yaptığı bildirildi. Bu gemilerden 147’sinin boş olduğu kaydedildi.
Son bir ay içinde yaşanan gerilim, dünya genelinde yeni bir krizin patlak vermesine neden oldu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırılar, bölgedeki ticaret yollarını olumsuz etkiledi. Hürmüz Boğazı’nın kapanması, petrol fiyatlarının artmasına ve birçok hammaddeye erişimin zorlaşmasına yol açtı.
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Kuruluşu (UNCTAD) verilerine göre, Hürmüz Boğazı’ndan 1-27 Şubat tarihleri arasında günlük ortalama 129 gemi geçiş yaptı. Ancak, 28 Şubat’tan itibaren bu sayı hızla düştü ve mart ayı boyunca günlük geçişler, savaş öncesi döneme göre yüzde 95 oranında azaldı.
Boğaz’dan geçiş yapan ticari gemilerin büyük bir kısmının boş olması dikkat çekti. 28 Şubat ile 31 Mart arasında Hürmüz Boğazı’ndan geçen 292 ticari geminin 147’sinin yük taşımadığı belirlendi. Yüklü olarak geçiş yapan gemilerin 43’ü ham petrol, 38’i kuru yük, 32’si ise kirli ve temiz petrol ürünleri taşıdı. Diğer gemi türleri arasında 5 metanol, 2 kimyasal ürün ve 2 konteyner gemisi yer aldı.
28 Şubat’ta Hürmüz Boğazı’ndan 78 ticari gemi geçiş yaparken, bu tarihten itibaren geçiş sayısında belirgin bir düşüş yaşandı. 1 Mart’ta 30, 2 Mart’ta 12, 3 Mart’ta ise yalnızca 3 gemi geçiş yaptı. 23 Mart’ta ise bu sayı 12’ye yükseldi.
Hürmüz Boğazı’ndan 28 Mart’ta 15 geminin geçiş yaptığı, bu tarihin savaşın başlangıcından bu yana en yoğun gün olduğu belirtildi. Geçiş yapan gemilerin 5’i İran, 3’ü Panama, 2’si Marshall Adaları ve 2’si Hindistan bayraklıydı.
İran Meclisi, Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerde ücret alınmasını öngören bir yasa tasarısını Ulusal Güvenlik Komisyonu’ndan geçirdi. Tasarının içeriğinde, geçiş ücretinin belirlenmesi, ABD ve İsrail’e geçiş yasağı gibi maddeler yer alıyor.
Gaz fiyatlarındaki artış, gübre üretimini de olumsuz etkiliyor. Doğal gaz, azot bazlı gübrelerin üretiminde önemli bir girdi olduğundan, gaz fiyatlarının yükselmesi üretim maliyetlerini artırıyor. Bu durum, özellikle Körfez ülkelerine bağımlı olan gelişmekte olan ülkeler için yeni riskler doğuruyor.




