Türk Eğitim-Sen’den Türkiye Vurgusu: Önce Türkiye
Türk Eğitim-Sen’in Ankara 2 No.lu Şube toplantısında eğitim çalışanlarının sorunları, zorunlu hizmet tazminatı ve liyakat talepleri ele alındı: Önce Türkiye.
Türk Eğitim-Sen Genel Başkan Yardımcıları Mahmut Sunay Kabayel, Orhan Kütük, Hüsami Erten ve Prof. Dr. Fatih İşcan, Ankara 2 No.lu Şubenin istişare toplantısına katıldı. Ankara 2 No.lu Şube Başkanı Yaşar Ersoy, şube yönetim kurulu üyeleri, işyeri temsilcileri, denetleme ve disiplin kurulu üyeleri ile sendika üyelerinin yer aldığı toplantıda eğitim çalışanlarının sorunları, beklentileri ve çözüm önerileri değerlendirildi.
Toplantıda konuşan Orhan Kütük, Türk Eğitim-Sen’in üyelerinin ve eğitim çalışanlarının yanında duran, ilkelerinden taviz vermeden sendikal mücadele yürüten büyük bir teşkilat olduğunu söyledi. Sendikacılığın tehdit, vaat veya kişisel çıkarlar üzerinden değil, açık ve samimi bir anlayışla yapılması gerektiğini belirten Kütük, bu yaklaşımın üye kazanımında da temel ilke olduğunu ifade etti.
Kütük, sendikanın Türkiye’nin farklı bölgelerinde aynı kararlılıkla konuştuğunu vurgulayarak “Önce Türkiye” anlayışını öne çıkardı. Türkiye sevgisinin, millî birlik ve bütünlüğün, Türkçenin, bayrağın, İstiklâl Marşı’nın ve Cumhuriyet değerlerinin ortak payda olduğunu belirten Kütük, eğitimcilerin görevinin yalnızca akademik bilgi aktarmakla sınırlı kalmadığını; tarihî ve millî değerlerin gelecek kuşaklara aktarılmasının da önemli olduğunu kaydetti.
Eğitim çalışanlarının talepleri gündeme taşındı
Konuşmasında zorunlu hizmet bölgelerinde görev yapan öğretmenlere tazminat ödenmesi gerektiğini dile getiren Kütük, Türk Eğitim-Sen’in bu talebi uzun süredir gündemde tuttuğunu belirtti. Millî Eğitim Bakanlığına sunulan öneriler kapsamında, görev yapılan bölgenin derecesine göre bir ila iki asgari ücret tutarında “Zorunlu Hizmet Tazminatı” verilmesi teklif edildiğini aktaran Kütük, düzenlemenin elverişsiz koşullara sahip bölgelerde görev yapmayı teşvik edeceğini söyledi.
Proje okullarındaki yönetici görevlendirmeleri ve öğretmen atamalarında objektif, ölçülebilir, şeffaf ve liyakat temelli kriterlerin uygulanmasını isteyen Kütük, yazılı sınav sonuçlarına dayalı bir sistem kurulması gerektiğini ifade etti. Yönetici görevlendirmelerinde kişisel değerlendirmelere yol açabilecek mülakat yerine, yazılı sınav ve değerlendirme formuna dayanan, denetlenebilir bir yöntemin uygulanmasını talep etti.
Yardımcı Hizmetler Sınıfında görev yapan personelin görev tanımlarının açık biçimde belirlenmesi gerektiğini de belirten Kütük, belirsiz görev ifadelerinin öznel uygulamalara neden olabildiğini söyledi. Memur ve hizmetliler için norm kadro uygulamasının hayata geçirilmesini isteyen Kütük, nöbet ve mesai karşılıklarının ödenmesi, hizmetlilere gece nöbeti verilmemesi ve gece bekçiliğinin kadroya bağlanması yönündeki talepleri dile getirdi.
Kütük ayrıca teknik personel ve şoförlerin hizmet içi eğitimlere dahil edilmesini önererek, bu uygulamanın çalışanların bilgi ve becerilerini geliştireceğini ve kamu hizmetlerinin niteliğine katkı sağlayacağını ifade etti.




