DEM Parti’den ‘Tıkanma’ Açıklaması: Abartılı Bir Yaklaşım

DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Güleryüz, sürecin dondurulması ifadesinin abartılı olduğunu belirtti ve tıkanma noktalarını değerlendirdi.

DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Mahfuz Güleryüz, son günlerde bazı basın organlarında yer alan “sürecin dondurulduğu” yönündeki haberleri eleştirdi. Güleryüz, bu ifadenin sürecin doğasına aykırı olduğunu belirterek, “Bu süreç, geçmişte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ifade ettiği gibi ‘buzdolabına kaldırabileceğimiz’ bir süreç değil. Tıkanma noktaları olabilir ama mevcut durumu ‘tıkanma ve dondurma süreci’ olarak tanımlamak abartılıdır,” dedi.

Güleryüz, tıkanmanın sebebinin Abdullah Öcalan ile 27 Mart’ta yapılması planlanan ikinci görüşmenin henüz gerçekleşmemesi olduğunu ifade etti. Sürecin başlangıcının tesadüfi olmadığını vurgulayan Güleryüz, “Bu sürecin ruhunu biliyoruz ve kaygılarla yaklaşmadık. Öcalan, Kürtlerin yaşadığı devletler içinde milli sınırlarına dokunmadan, devlet mekanizmasının demokratikleşmesini savunuyor,” şeklinde konuştu.

Güleryüz, geçmişteki çözüm sürecine atıfta bulunarak, “2015 ile 2025 arasındaki süreç, bir bastırma ve bitirme çabasıydı. Ancak bu süreç, Öcalan’ın ulus devlet modeli dışındaki çözüm önerileriyle yeniden şekillenebilir. Dolayısıyla, ‘bitti, tükendi’ diyebileceğimiz bir süreçten bahsedemeyiz. Evet, aksaklıklar ve sorunlar var ama mevcut durumu bu şekilde tanımlamak yanlıştır,” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin silah bırakma çağrısının ardından yaşanan gelişmelere de değinen Güleryüz, “Bahçeli, bu çağrıyı yalnızca kendi adına yapmadı, bu Cumhur İttifakı’nın taahhüdüdür. PKK’nın silah bırakması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Bu konuda soruların muhatabı devlettir,” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın DEM Parti’nin devlete sürekli görev biçtiğine dair sözlerine yanıt veren Güleryüz, “Bizim muhatabımız devlettir. Örgüte seslenme yetkimiz yok. Örgütün lideri Öcalan’dır ve bu konuda bizimle organik bir ilişki yok. Biz, 30 yıldır Türkiye’de demokratik siyaset yürüten bir hareketiz. Dolayısıyla muhatabımız devlettir,” dedi.

Güleryüz, Öcalan’ın kendi sesiyle kamuoyuna ulaşma isteğini vurgulayarak, “Öcalan, bu konumdan çıkmak istiyor. Herkes onun adına konuşuyor ama o, kendi sesinin duyulmasını istiyor. Tıkanıklığın bir nedeni de bu,” diye ekledi.

Öcalan’ın statüsünün belirlenmemesi ve silahların bırakılması konularının sürecin tıkanmasına neden olduğunu belirten Güleryüz, hükümetin atması gereken adımları açıkladı. “Yasal düzenlemeler yapılmalı, taraflar net bir şekilde belirlenmelidir. Silahların nerede yakılacağı ve silah bırakanların nasıl geri döneceği konularında net bir yol haritası oluşturulmalıdır,” dedi.

Güleryüz, kamuoyunun bu konuda hazır olmadığı yönündeki söylemlere de yanıt vererek, “Hazır olmayan kamuoyu değil, hazır olmayan iktidardır. Hükümet bu meseleyi seçim hesaplarıyla ele alıyor. Bu durum, Türkiye için büyük bir felaket olacaktır,” şeklinde konuştu.

Son olarak, Güleryüz, hükümetin yasal adımlar için hazırlık yapacağına dair taahhütlerine rağmen henüz somut bir adım atılmadığını belirtti. “Nisan ayı bitti, hükümetin bu konuda atması gereken adımlar atılmadı. Eğer bir tıkanmadan bahsedilecekse, burada devletin mekanizmasının işlemeyişinden söz etmek gerekir,” dedi.

DEM Parti İmralı Heyeti ile devlet heyetinin Öcalan ile 27 Mart’tan sonra başka bir görüşme yapmadığını hatırlatan Güleryüz, “Bu görüşme çok önemliydi ve gerekli yol haritasının belirlenmesi açısından kritik bir öneme sahipti. Ancak bu görüşmenin henüz gerçekleşmemesi sürecin tıkanmasına neden olmuştur,” diye sözlerini tamamladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu