Ünlü isimlerin mirasları: Geride kalan mal varlıkları
Vefat eden ünlü isimlerin ardından kalan gayrimenkul, otomobil, telif ve kişisel eşyalar gündeme geldi. İşte miraslarına ilişkin dikkat çeken detaylar.
Yakın dönemde hayatını kaybeden sanat ve medya dünyasının tanınmış isimleri, yalnızca eserleriyle değil, geride bıraktıkları mal varlıklarıyla da gündeme geldi. Gayrimenkuller, araçlar, arsalar, telif hakları ve kişisel eşyalar, vefatların ardından miras tartışmalarının odağına yerleşti. Ünlü isimlerin mirasları hakkında kamuoyuna yansıyan bilgiler şöyle:
Mirasları gündeme gelen tanınmış isimler
Yeşilçam’ın usta oyuncularından Kadir İnanır, 26 Haziran’da hayatını kaybetti. Sanatçının vasiyetinin açılmasına ilişkin davanın 17 Aralık’a ertelendiği bildirildi. İnanır’ın 2022 yılında Beyoğlu 48. Noterliği’nde, doktor raporu ve iki tanığın eşliğinde hazırladığı vasiyette; üç otomobilini, gayrimenkullerindeki tüm hak ve hisselerini, banka ve yatırım hesaplarındaki para ile faizlerini, koleksiyonlarını, sanat eserlerini, kişisel eşyalarını, alacaklarını ve telif haklarını uzun yıllardır hayatını paylaşan sanatçı Jülide Kural’a bıraktığı açıklandı.
Vasiyette ayrıca İnanır’ın hayatının belgesel yapılmasına ve adına dernek, vakıf, park ya da sanat merkezi kurulmasına yönelik izin ve telif haklarının da Kural’a devredildiği belirtildi. Sanatçının mirasçılarından vasiyetine uymalarını istediği de aktarıldı. Ancak 28 yasal mirasçısı bulunan İnanır’ın yeğeni Levent İnanır, vasiyetin sanatçının sağlık sorunları yaşadığı dönemde yenilendiğini savunarak hukuki yollara başvuracaklarını söyledi.
Kalp yetmezliği nedeniyle tedavi gördüğü hastanede 3 Haziran’da yaşamını yitiren gazeteci Reha Muhtar’ın mirasına ilişkin ayrıntılar ise ölümünden iki ay sonra gündeme geldi. 66 yaşında hayatını kaybeden Muhtar’ın Baltalimanı’nda bir yalısı, Yeniköy’de iki evi, bankada vadeli mevduat hesabı, yurt dışında bir gayrimenkulü ve kira geliri sağlayan üç evinin bulunduğu öne sürüldü. Muhtar’ın Deniz Uğur’la birlikteliğinden Mina Deniz ve Poyraz Deniz adında iki çocuğu, Nilüfer’den ise Ayşe Nazlı adında manevi kızı bulunuyordu.
“Hadi Hadi” şarkısıyla tanınan Fatih Ürek’in de vefatının ardından serveti konuşuldu. 15 Ekim 2025’te evinde kalp krizi geçiren ve aylarca tedavi gören şarkıcı, 30 Ocak’ta hayatını kaybetti. Ürek’in Bodrum Yokuşbaşı’nda 800 metrekarelik, 170 milyon lira değerinde bir malikanesi, Ataşehir’de beş dairesi, banka hesabında nakit parası, yaklaşık 6 milyon lira değerinde otomobili ile pırlanta ve mücevherlerinin bulunduğu iddia edildi.
Fatih Ürek’in ablası Selvi Ürek, takıların bir bölümünün satıldığını, bir bölümünün ise aile üyeleri tarafından hatıra olarak alındığını açıkladı. Geriye kalan takı, kıyafet ve ayakkabıların satılarak elde edilecek gelirin eğitim ve hayvanlar için bağışlanacağını belirtti. Ürek ayrıca sanatçının vergi ve banka borçları bulunduğunu, bunların önemli kısmının kendi kaynaklarıyla ödendiğini söyledi. Resmi işlemler tamamlandıktan sonra kalan mal varlığının dört yasal mirasçı arasında eşit paylaşılacağı ifade edildi.
1980’li yıllarda rol aldığı filmlerle tanınan Ahu Tuğba, uzun süredir yaşadığı ABD’nin Miami kentinde 1 Eylül 2024’te hayatını kaybetti. 69 yaşında vefat eden oyuncunun cenazesi bir süre sonra Türkiye’ye getirildi ve Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi. Tuğba’nın İstanbul’un değerli semtlerinde daire, arsa ve dükkânlarının bulunduğu öne sürüldü. Kızı Anjelik Calvin ise annesinden, harcama biçimine bağlı olarak beş kişiye yetecek büyüklükte bir miras kaldığını ancak kesin bir rakam paylaşamayacağını söyledi.
Türk müzik sektörünün tanınan yapımcılarından Erol Köse’nin 23 Mart 2026’da 16’ncı kattaki bir binadan düşerek hayatını kaybettiği bildirildi. 61 yaşında yaşamını yitiren Köse, Zincirlikuyu Camii’ndeki cenaze töreninin ardından Feriköy Mezarlığı’na defnedildi. Vefatından kısa süre önce eserlerinin tüm telif haklarını kızı Dijan Nazlan Köse’ye devrettiği ortaya çıkan yapımcının kızı, babasından kendisine geçen mirası kayıtsız ve şartsız reddetmek için dava açtı.
Köse’nin geride üç mektup bıraktığı da açıklandı. Mektuplardan birinde ALS hastalığı ve yaşadığı zorluklardan söz ettiği, diğerinde acil durumda uygulanması gerekenler, kullandığı ilaçlar ve ulaşılması gereken kişilere ilişkin bilgiler verdiği belirtildi. Polat Yağcı’ya bıraktığı ifade edilen üçüncü mektupta ise cenazesinin küçük ve sakin bir camide kaldırılmasını, kedisi Lokum’un Fulden’e verilmesini ve kızı Dijan’a destek olunmasını istediği aktarıldı.




